Irkı terr rgt NSU (almanca aılımı: Nationalsozialistischer Untergrund) davasını nereden tutsanız, elinizde kalıyor. Hangi konuya uzaktan dahi bakmak isteseniz binlerce soru işareti ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Davayla ilgili bir ok kitap, belgesel ve filim ıkmasına rağmen ok eksik bilgiler ve yanıtlan(a)mayan sorular var. Tarihe not dşmek iin, tm NSU olayını başından sonuna kadar incelemeye alışalım.
NSU terr rgt 8u trk olan 10 kişiyi Almanya genelinde ldrmşt: 09.09.2000 Nrnbergde Enver Şimsek (38), 13.06.2001 Nrnbergde Abdurrahim zdoğru (49), 27.06.2001 Hamburgda Sleyman Taşkpr (31), 29.08.2011 Mnchende Habil Kılı (38), 25.02.2004 Rostockda Mehmet Turgut (25), 09.06.2005 Nrnbergde İsmail Yaşar (50), 15.06.2005 Mnchende yunan Theodoros Boulgarides (41), 04.04.2006 Dortmundda Mehmet Kubaşık (39), 06.04.2006 Kasselde Halit Yozgat (21) ve 25.04.2007 Heilbronnda polis Michle Kiesewetter (22). Bunlar bilinen cinayetler.
Bunun dışında rgt 23.06.1999de bir trk dkkanına ve 19.01.2001 gn Klnde iranlı birinin dkkanına bomba yerleştirmişti ve bir kişi yaralanmıştı. 09.06.2004 gn ise trklerin yoğun olarak yaşadığı Klndeki Keupstrasse isimli caddeye yerleştirilen bomba saldırısında 22 kişi yaralanmıştı.
rgt ayrıca bir ok soygun gerekleştiriyor. 18.12.1998 Chemnitzde, 06.10.1999 Chemnitzde, 27.10.1999 Chemnitzde, 30.11.2000 Chemnitzde, 05.07.2001 Zwickauda, 25.09.2002 Zwickauda, 23.09.2003 Chemnitzde, 14.05.2004 Chemnitzde, 18.05.2004 Chemnitzde, 22.11.2005 Chemnitzde, 05.10.2006 Zwickauda, 07.11.2006 Stralsundda, 18.01.2007 Stralsundda, 07.09.2011 Arnstadtda ve 04.11.2011 Eisenachde rgt soygunlar dzenliyor.
rgtn işlediği cinayetlerin ve saldırıların hibirinde ırkılık ihtimali zerine gidilmedi, hatta trklerin birbirlerini ldrdkleri ima edildi. Cinayetlerin organize mafyanın işi olduğuna dair haberler yayınlandı. lmlere irkin bir şekilde “Dner lmleri“ ve “Bosporus Cinayetleri“ denildi. lenlerin yakınlarına ve akrabalarına senelerce zanlı gzyle bakıldı.
NSU terr rgt, baş aktrlerinden iki tanesi, Uwe Bhnhardt ve Uwe Mundlos, birbirlerini ldrmeleriyle ortaya ıktı. rgt 04.11.2011de Eisenachda bir bankayı soyuyorlar. Uwe Mundlos soygundan sonra Uwe Bhnhardtı ldryor, ardından kiraladıkları kamp arabasını yakıyor ve silahı kendisine doğrultarak intihar ediyor. Fakat otopsi sonucunda intihar ile ilgili byk şpheler ortaya ıkıyor. Ayrıca olay yerine ilk gelen itfaiyeciler ve daha sonra gelen polisler tamamen farklı ifadeler veriyorlar. İtfaiyeciler ilk defa Haziran 2015de Thringen Eyaleti soruştuma komisyonunda ifade veriyorlar ve yangın ve intihar konusunda byk bir soru işareti oluşturuyorlar. rneğin silahlar ve llerin yatma şekliyle ilgili verilen bilgiler tamamen farklı. İtfaiyecilerin sylediklerini ele alırsak iki Uwenin birbirlerini vurmuş olmaları ihtimal dışında. Sanki intihar ss verilmiş gibi. Ayrıca itfaiyecilerin ifadelerine gre, polisler işlerini doğru drst yapmalarını engellemişler. Bu ok byk bir iddia. rneğin iki itfaiyecinin ifadesine gre olay yerine geldiklerinde, patlayan kamp arabasının kapısını aıyorlar ve ieride bacak gryorlar. Polis ise hemen devreye giriyor ve ateşi sndrmemelerini (!) sylyor. Halbuki bir itfaiyecinin ilk vazifesi ateşi sndrmektir ve muhtemel canlıları kurtarmaktır. ok ilgin başka bir konu ise, itfaiyecilerin olay yerinde ektikleri tm fotoğraflar istisnasız polis tarafından alınıyor ve siliniyor. Bugne kadar resimler ortaya ıkmadı!
rgtn diğer lideri, Beate Zschpe, bu olaydan sonra evlerini yangına veriyor, kaıyor, aynı gn, yani 04.11.2011 gn, NSUyu tanıtan DVDler gnderiyor ve polise teslim oluyor. Gnderilen DVDler sayesinde terr rgt NSU yz stne ıktı. Ardından adreslerle ve resimlerle dolu DVDler de ele geirildi. Bu DVDlerde Almanyanın her şehrinde, her kynde nerede bir mslmanın veya mslman dostu almanın yaşadığı fişlenmişti. 10000 kişi ve kurum ile ilgili detaylı bilgiler toplanmış, adeta suikast yapabilmek iin bilgiler dahi kayıt edilmiş, rneğin “kurumun arka kapısı hep aık“ veya “tenha bir yer değil, riskli“ gibi. Bu nedenle bu listeye daha sonra “lm listesi“ adı verildi.
Tam 1,5 sene sonra, 17.04.2013de Mnchende dava başlayacaktı fakat 3 hafta ertelendi ve Mayısda başladı. Davaya tm dnyadan 50 gazeteci alındı. Başlangıta ge başvurdular gerekcesiyle hi bir trk gazeteci akredite olamadı. Berlin Trk konsolosu ve TBMMden insan hakları sorumlusu da davaya alınmadılar. Kamuoyu baskıları neticesinde akreditasyonda hataların yapıldığı ortaya ıktı ve bazı trk medya kuruluşları davaya alındı.
Beate Zschpe mahkeme karşısına ıktı. Zschpe mahkemede zerre kadar pişmanlık gstermiyor, aksine bir kahraman gibi her mahkeme duruşuna zenle hazırlanıyor, makyajını yapıyor, ssleniyor ve duruşmaları tiyatro haline getiriyor. Kendisi aylarca bir kelime dahi konuşmuyor, ismini dahi sylemiyor. Haziran 2015de avukatları Zschpenin avukatlığından geri ekilme talebinde bulundular, fakat mahkeme kabul etmedi. Zschpe ilk defa 09.12.2015de ifade verdi. Fakat kendisi yine konuşmadı. 55 sayfalık ifadesini avukatı okudu. İfadesinin zetine bakıldığında, kendisi değil, hep başkaları sulu. nce ocukluğunda anne-babası sulu, genliğinde kt evresi ve uyuşturucular sulu. Daha sonra ırkı gruplara karışıyor ve iki Uweler ile tanışıyor. Tm olan olaylardan da bu iki Uweler sulu. Zschpenin, ifadesine gre, ne bombalardan ne de cinayetlerden haberi varmış. Hep olaylar olduktan bittikten sonra haberi oluyormuştu. Hatta NSU diye bir rgt yokmuş, kendisi de byle bir rgte ye değilmiş. Eyll 2016da Zschpe ilk defa konuşuyor. Eskiden ırkı olduğunu, fakat artık ırkı olmadığını sylyor. Hatta son duruşma gnnde mahkemeye yalvarıyor, zr diliyor.
Zschpeye ilaveten 4 kişi, Ralf W., Carsten S., Holger G. ve Andre E. yardım ve yatakcılık yaptıkları iin hukuğun karşısında hesap veriyor. 9 kişi daha yatakılık ile sulanıyor. Fakat bunun dışında daha kimler bu terr rgtnn elemanı, toplam ka kişiler gibi soruların yanıtı yok. Tahminen 129 kişi oldukları belirtiliyor. rgtn evinde, daha nce belirttiğimiz gibi, 10000 kişinin, kurumun ismi, resmi, adresi ve farklı bilgilerin bulunduğu bir “lm listesi“ bulundu. Almanya genelinde şahısların ismi yazan ve birok resim ve detay ierisinde bulunduran bu listeyi sadece 3 kişinin hazırlamış olması ihtimal dışı.
En byk soru işareti ise Almanyanın i istihbaratı Anayasayı Korumu Teşkilatı (almaca Verfassungsschutz) ile ilgili. İstihbarat 1998de terr rgt NSUnun baş aktrn Jenada bomba imal ederken tespit ediyor, fakat hi bir işlem yapılmıyor. Ardından grup, cinayetleri, banka soygunları vs. gerekleştiriyor, ama istihbarat devreye girmiyor.
2011de rgtn yanan evleri (!) arandığı sırada CDlerin ve adreslerin yanı sıra sahte ama geerli kimlikler ortaya ıkıyor. Byle kimlikleri genelde istihbarat kendisi iin alışan gizli muhbirlere veriyor. Bu kimlikleri rgt kimin nasıl ne zaman verdiği bilinmiyor.
NSU, istihbaratın dosyalarında ilk defa 28.04.2000de geiyor. Daha cinayetler başlamadan istihbarat terr rgtnn varlığından haberdarmış. Hatta Mayıs 2000den Agustos 2000e kadar rgt takip edilmiş. İlk cinayet ise bir ay sonra, yani Eyll 2000de gerekleşiyor.
2003de bir istihbarat grevlisi Almanyanın doğusunda NSU terr rgtnn varlığından haberdar oluyor, fakat st yetkili grevlisi bu bilgiyi imha etmesini emrediyor. Hatta ırkı bir dergide 2002 senesinde NSUya aıktan teşekkr ediliyor ve bu sayede varlığı kanıtlanmış oluyor.
10.03.2004 tarihinde ZDFde yayınlanan polisiye dizisi “Die Kstenwache“de inanılmaz bir olay gerekleşiyor. Dizide, o zamanları tamamen nemsiz olan bir sahne, NSU olayı ortaya ıktıktan sonra “bu kadar tesadf olamaz“ dedirtiyor. Sahnenin birisinde radikal islamcı gruplarıyla bağlantılı oldukları tespit edilen kişilerin dosyası var. Dosyada 3 kişi yer alıyor. İki erkek, bir bayan. İki erkeğin resimleri Uwe Bhnhardt ve Uwe Mundlosun gerek resimleri. Hemde 2011de yangından sonra tm medyada yayınlanan resimleri. Hatta Uwe Mundlos kendi ismiyle dizide geiyor. Pes dedirten bu “tesadfn“ aynısı ARDde, 25.11.2001de yayınlanan meşhur polisiye dizisi “Tatort“ dizisinde de gerekleşiyor. Burada da yine bir dosyada aynı resimle Uwe Mundlos gsteriliyor.
Dava srecinde gariplilik devam ediyor. rneğin terr rgtnn ortaya ıktığı gnden bir ka gn sonra (11.11.2011de) istihbaratta konuyla ilgili tonlarca dosyalar ve belgeler imha edildi. İmha eden ve ettiren memurlar tespit edilmeye alışıldı fakat hi bir zaman aydınlanmadı.
Bir başka rnek, istihbaratta alışan ve ırkı rgtte ajan olan Andreas Temme 10 cinayetten 6 tanesinde olay yerinde (!) bulunuyor. Ama cinayetler nlenmiyor.
İstihbarata ajanlık veya muhbirlik yapan nazilerin NSU cinayetlerinde olay yerlerinde olduğu da her zaman iddia ediliyordu. Haziran 2015de bu aık ve net bir şekilde kanıtlandı. Gizlilik sıralamasında en st derecede olan bir dosya gazetecilere sızdırıldı. Yukarıda bahsettiğimiz gibi, NSU rgt 2001de Klnde iranlı birinin dkkanına bomba yerleştirmişti ve bir kişi yaralanmıştı. Bu sızdırılan ok gizli dosyada yer alan bilgiye gre, 1989dan itibaren istihbarat iin muhbirlik yapan Johann Helfer isimli bir şahsın bu bomba saldırısıyla ilgili bir bağlantısı var. Hatta saldırıyı yapan kişinin robot resmi bu şahısa uyuyor. Dnemin Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti İstihbarat Başkanı Mathilde Koller adamın NSU patlamasında bir ilişkişi olduğunu deşifre ediyor, fakat bir ok konuda olduğu gibi, burada da hi bir işlem yapılmıyor. Ardından Koller 4 ay sonra grevinden istifa ediyor. Neden istifa edildiği bilinmiyor, sadece “şahsi nedenlerden dolayı“ diye bildiriliyor.
NSU terr rgt yeleri Uwe Mundlos ve Beate Zschpe de 2000-2002 seneleri arasında, yani cinayetlerin işlendiği bir zamanda, gizli kimliklerle istihbarat iin muhbirlik yapan “Primus“ kod adlı Ralf Marschnerin şirketinde alışmışlar. Marschnerin dosyası ise 2010da Sachsen eyaletindeki sel felaketinde yok olmuş.
Heilbronnda ldrlen polis Michle Kiesewetterin cinayetini ise mslman cemaatlerin iinde istihbarat iin muhbirlik yapan İrfan Peinin Amerikan istihbaratı CİA ile beraber izlediği iddia ediliyor.
Tm bu araştırmaların sonucunca istihbaratın ırkı rgtlerde bir ok muhbirleri olduğu, fakat bunların oğunun aslında kendi rgtlerinin değil istihbaratın aleyhine alıştıkları ortaya ıktı. stelik bu ajanlara binlerce Euro denmiş. Ajanlar ihtihbaratın kendi grevlileridir. Gizli olarak gruplara girerler. Muhbirler ise, asıl olarak ihtihbarat grevlisi değillerdir, grupların ierisinde olan kişilerdir. İstihbarat uygun kişileri tespit eder, muhbirlik teklif eder ve bilgi getirdikleri durumlarda para der. Yeri gelmişken belirtelim, elbette sadece ırkı rgtlerde değil, sol rgtlerde ve islami cemaatlerde de muhbirler bulunuyor.
Hatta bu ilişki 1960lara dayanıyor. 2. Dnya Savaşından yaklaşık 15-20 sene sonra Almanyada tekrar ırkı NPD siyasi partisi canlanmaya başlıyor. Kuruluşunda istihbarat iin alışan bir ok ajan ve muhbir yer alıyor. rneğin NPDnin kurucu yelerinden olan Wolfgang Frenz yaklaşık 36 sene istihbarat iin alışmış ve bu bağlamda yaklaşık 1,6 milyon Alman Markı almış. Kendi ifadelerine gre bu paralar sayesinde NPD kurulabildi. 2001de NPD kapatılmak istenildiğinde, ilerinde bir ok istihbarat ajanı ve muhbiri olduğu iin ve bu nedenden dolayı bir ok devlet sırrı ortaya ıkacağı iin kapatılamadı.
Sadece NPDde değil, bir ok ırkı derneğin kuruluşunda, gsteri organizelerinde, ıkarılan dergilerde istihbarat ajanları ve muhbirleri kullanılmış. Yani istihbarat 1960li senelerden beri ırkı grupların tam gbeğinde, herşeyden haberdar, fakat mdahale yok.
Bu ajan ve muhbirler NSU davasına ıktıklarında, adeta alay edici tavırlar takındılar. Bazıları hi konuşmadı, bazıları hakime gerek ismini mi yoksa takma ismini mi sylemesi gerektiğini sordu. Bazıları da “tanınmamak“ iin kostm, takma bıyık, şapka vs. giyerek geldiler. Genel olarak ifadelerinde, davayı ciddi almadıkları belliydi.
Araştırmalarda ortaya ıkan başka bir konu, Almanya genelinde hapishanelerde ırkılar kendi sistemlerini kurmuşlar ve ırkı mahkumların yakınlarına ciddi maddi yardımlar yapılıyor. Terr rgt yesi Beate Zschpe de bu maddi yardımlardan faydalanan birisi.
Ortaya ıkan başka bir gerek ise istihbaratın ırkıların arasında bulunan kendi muhbirlerini polislerin ve emniyet glerinin attıkları adımlarından haberdar etmesi. Bu şekilde polisler ırkı rgtleri yakalamakta son derece zorlanıyorlar. Emniyet dairesi bu hamleleri ilk defa 1997de fark ediyor ve gereken mecralara şikayette bulunuyor, fakat işlem yapılmıyor.
rneğin, 1994de alman istihbaratın ırkı rgtlerde bulunan ajanları Luxemburgda byk bir ırkı yryş dzenliyorlar, fakat ishtibarat bu bilgileri nceden emniyete bildirmiyor.
1993de istihbarat iin alışan “Piatto“ lakablı Carsten Szczepanski isimli muhbir NSU lsyle ilgili nemli bilgiler veriyor, rneğin banka soygunu yapıp Gney Afrikaya kaacaklarını ve ırkı “Blood & Honour“ grubunun liderleri kendilerine yardım edeceğini bildiriyor. Fakat istihbarat harekete gemiyor. NSU davasında bu muhbir ile ilgili soruları yanıtlayan Brandenburg Eyaleti İstihbarat dairesinde muhbirlerle sorumlu grevli Reiner G.nin davaya getirdiği dosya mahkeme tarafından alınıyor, fakat Brandenburg Eyaleti İişleri bakanlığı dosyanın tamamını gizli olarak belirliyor ve bu nedenle davada kullanılamaz hale getiriyor. Hazırladıkları rapora gre dosyanın ieriği belli olursa Alman devleti veya belli eyaletlere ciddi sıkıntılar doğar. Rapora gre dosyada istihbarat servislerinin nasıl alıştığı, nasıl muhbir topladıkları, onlar ile nasıl irtibata getikleri vs. yazıyormus.
“Blood & Honour“ grubuna biraz daha değinelim. Yukarıda da belirtildiği gibi, 2000 senesinde yasaklanan bu ırkı grup, NSU lsne ciddi yardımlar yapıyor. Mayıs 2017de “Blood & Honour“ grubunun en nemli adamlarından olan “Nias“ lakablı şahsın, en ge 2002den en az 2010a kadar istihbaratın muhbiri olarak alıştığı ortaya ıktı. Bunun dışında bu grubun Sachsen ve Thringen eyaletindeki liderleri ve Baden-Wrttemberg, Dortmund ve Chemnitzde de grubun bir ok elemanı istihbarat iin alışıyordu.
Eldeki bilgilere gre Alman istihbaratı iin NSU etrafında muhbirlik yapan en az 40 kişi vardı ve bir oğu, yukarıda da grldğ gibi NSUnun varlığı ile ilgili bilgiler veriyordu, fakat istihbarat ısrarla Kasım 2011deki patlamadan sonra NSUyu tanıdıklarını ifade ediyor.
Fedaral Emniyet Dairesi 1997de Alman istihbaratını muhbirlik konusunda uyarıyor ve bunun yanlış bir strateji olduğunu belirtiyor. Muhbirlerin muhbirlik yapmak yerine, kendi ırkı gruplarını glendireceklerini bildiriyor.
İstihbarat ırkı cevrelerden tuttuğu muhbirleri parayla besliyor ve bu ırkılar bu paralarla kendi ağlarını kuruyorlar. rneğin Tino Brandt ırkı grup “Thringer Heimatschutz”u istihbarattan aldığı paralarla kuruyor. NSU ls de bu grup ierisinde radikalleşiyor.
“Tarif“ lakablı muhbir Michael See, 1995den 2001e kadar istihbarat iin alışıyor ve istihbaratın gzlemi altında ırkı dergiler yayınlıyor.
Yine istihbarattan aldığı paraylarla Kai Dalek 90lı senelerde ırkılar icin zel bir iletişim sistemi olan “Thule-Netz”i kuruyor.
Yukarıda bahsettiğimiz “Piatto“ lakablı Carsten Szczepanski isimli muhbir, aldığı paralarla bir ırkı dergi ıkarıyor ve ihtihbarat, hapishaneden ırkı arkadaşlarıyla irtibatına devam etmesine izin veriyor.
Az sonra sz geecek olan Corelli lakablı muhbir ve istihbarat iin ajanlık yapan “Radler“ lakablı Achim Schmid, beraber Baden-Wrttemberg eyaletinde ırkı “Ku-Klux-Klan“ ekibini kuruyorlar. Hatta ekibe ldrlen Michle Kiesewetterin 2 polis arkadaşını da alıyorlar.
rgtn kullandığı silahlardan bir tanesi Česk CZ 83 isimli bir silah. Bu silah ile cinayetlerin 9 tanesini gerekleştirmişler. Piyasada ok nadir bulunan ve zorlukla elde edilebilinen bu silahın rgtn eline nasıl getiği de bilinmiyor. Sadece Carsten S.nin rgte bu silahı getirdiği biliniyor.

Tm bu soru işaretleri ve ilişkiler davayı takip edenleri hayret ierisinde bırakıyordu. Ağustos 2013de NSU soruşturma komitesinin yayınladığı belgeden İişleri Bakanlığı 118 yerin değiştirilmesini ve bunlardan 47 tanesinin tamemen ıkarılmasını talep etmişti.
Thringen Emniyet dairesinde alışanlar, yapılan araştırmalar sonrasında, terr rgt NSUnun devletin bazı kurumlarından ciddi yardım aldıklarını belirtiyorlar. Thringen NSU soruşturma komitesinin Ağustos 2014de yayınladığı 1800 sayfalık aıklamada ciddi bir şekilde istihbarat-NSU ilişkisi ortaya ıkıyor. Ardından Thringen Eyalet meclisi ldrenlerin yakınlarından zr diliyor.
Bazı istihbarat daire başkanları bu ilişkilerin ve ihmalkarlıkların ortaya ıkmasından dolayı istifa ettiler. Bazıları da, rneğin bir polis mdr mahkemede kstahca “Ne yani? Trk mafyası diye birşey yok mu?” diye sorabildi.
Ayrıca bazı dosyaların, devlet sırrı nedeniyle 120 sene gizli tutulması, avukatlara dahi gsterilmemesi syleniyor. Genel olarak avukatların kendilerine birok konuda bilgi verilmediğinden yakınıyorlar.
Garip bir şekilde davanın kilit şahitleri de lmeye başlıyor. rneğin 2007de Heilbronnda polis cinayetinin şahidi Florian Heilig 16.09.2013de arabasında bombayla ldrlyor. Heilig, polisin kimin ldrdğn biliyordu ve ldrldğ gnn akşamında polise ifade verecekti.
Aynı şekilde NSU davasında ok nemli bir şahit olan Florian Heiligin eski sevgilisi ise Mayıs 2015de l bulunuyor.
Nisan 2014de gerek ismi Thomas Richter olan, fakat “Corelli“ muhbir ismini kullanan, hem genel olarak ırkı gruplarda hemde NSU rgtnde anahtar şahit olan ve yaklaşık 20 sene istihbarat muhbiri olarak grev yapan ve istihbarattan bilinen en yksek muhbir parası olarak toplam 300.000€ alan şahıs, evinde l bulunuyor. Tam da NSU davasında şahit olması istendiğinden kısa bir sre sonra, mahkemeye ıkamadan. Corelli 2005de istihbarata NSU ile ilgili bir CD vermişti. Mahkemede istihbarat Corelli ile ilgili zerre bilgi vermedi.
23.02.2012 gn Berlinde NSU tarafından ldrlenler iin dzenlenen trende Başbakan Merkel soruşturmanın soru işareti bırakmadan aydınlanacağını belirtmişti. Davanın 2016 başlarında bitmesi bekleniyordu, fakat bitecek gibi değildi.
Tm bu srete ldrlen vatandaşların yakınlarından bazı belediyelere ynelik istekleri ve beklentileri vardı, rneğin şehrin bir caddesinin ismini ldrlen şahısların ismini vermek gibi. Maalesef bu konuda da ciddi tartışmalar yaşandı. Sadece bazı blgelerde glkle anıtlar dikilebildi.
Genel olarak hem ldrlen vatandaşların yakınları hem de avukatları, dava srecinde ilgili kurumlar tarafından gereken desteği alamadıklarını belirttiler.
11.07.2018 gn, dava nihayet sona erdi. Dava 430 dava gn srd. Davada 815den fazla kişi dinlendi, 5 hakim grevliydi, 418 delil sunuldu, 24500 seyirci bulundu, 600 dosyada toplam 280000 sayfa hazırlandı ve 33 milyon Avrodan fazla para harcandı. Bundan nceki son duruşmada Zschpe adeta yalvarıyor, affını istiyor, pişman olduğunu, ırkı olmadığını sylyor.
Sonunda, karar olarak olarak Zschpe 10 farklı cinayetten, farklı cinayet teşebbslerinden, soygunculuktan ve terr rgtne ye olmaktan sulu bulundu ve ağırlaştırılmış mr boyu hapis cezası aldı. Zschpenin avukatlarından biri revizyona gitmek istediğini belirtti. Ayrıca Carsten S. 3 yıl, Holger E. 3 yıl ve Ralf W. 10 yıl hapis cezasına arptırıldılar. Avukatlar revizyona gideceklerini aıkladılar. Andre E. iin 12 yıl hapis cezası isteniyordu, fakat hakim 2 yıl 6 ay hapis cezası verildiğini aıkladı ve mahkeme salonundaki ırkılar kararı alkışladır. Zaten kararlar okunurken salondaki ırkılar srekli dalga geer gibi hareket ediyorlardı. Ardından hakim bu cezanın da kaldırıldığını ilan etti ve Andre E. dakikalar sonrası serbest bırakıldı. Hakimin bunu duyurmasıyla beraber mahkeme salonundaki ırkılar tekrar coşkuyla alkışladılar. Hakim alkışlayanlara sessiz olmalarını syledi, ardından mahkeme salonundaki bazı trk izleyiciler ve bykelilikten grevliler salonu terk ettiler. Bu bile skandal bir tablo.
Fakat en byk sıkıntı, en byk sorun, avukatların ve davacıların da davanın sonulanmasından bir gn nce basın aıklamasında belirttikleri gibi, yakalanmayan, hala toplumun iinde yaşayan, kimlikleri bilinmeyen diğer NSU yeleri. Bu nedenle mahkeme salonun nnde sol rgtler “Naziler ldryor ve devlet de katılıyor. NSU kişiden ibaret değildi“ sloganlarıyla polis ile mnakaşa ediyorlar.
Uzmanlar, davada karar verilmesine rağmen kafalardaki soruların ancak %50sinin netleştiğini sylyorlar. Zaten dava yle boyutlar almıştıki tek başına birinin tm davayı takip etmesi mmkn değildi. Halbuki adalet ve gvenin tekrar geri kazanılması ve nyargıların ortadan kalkması iin NSU olayı şeffaf bir şekilde aydınlanmalıydı. Burada olayın aydınlanması iin byk aba veren alman gazetecileri de tebrik etmek gerekir. zlerek sylemek gerekirki, Almanyada bu şekilde araştırmacı gazetecilik yapan trk gazetecileri bulunmuyor.
Peki vatandaşları ldrlen Trkiye ne yapmalı? NSU davası Yurtdışı Trkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının maddi desteğiyle Hollywood tarzında kaliteli bir filim olarak mutlaka ekilmeli. Unutturulmamalı.
Dr. Cemil Şahinz
Risale Haber, 12.07.2018
https://www.risalehaber.com/irkci-te...ar-20222yy.htm