DRDNC U'NIN

YALNIZ

BRNC MERTEBES



حَسْ&# 1576;ُنَا اللّ&# 1614;هُ وَنِ&# 1593;ْمَ الْو&# 1614;كِيل& amp;#1615; بِسْ&# 1605;ِ اللّ&# 1614;هِ الرّ&# 1614;حْمَ& amp;#1606;ِ الرّ&# 1614;حِيم& amp;#1616;



Bir zaman ehl-i dnya beni her eyden tecrid ettiklerinden be eit gurbetlere dmtm. Ve ihtiyarlk zamanmda ksmen teessrattan gelen be nev'i hastalklara giriftar olmutum.



Skntdan gelen bir gafletle Resle-i Nur'un teselli verici ve meded edici envarna bakmyarak dorudan doruya kalbime baktm ve ruhumu aradm. Grdm ki; gayet kuvvetli bir ak- beka ve edid bir muhabbet-i vcud ve byk bir itiyak- hayat ve hadsiz bir acz ve nihayetsiz bir fakr bende hkmediyorlar.. Halbuki mthi bir fen o bekay sndryor. O hletimde yank bir irin dedii gibi dedim:

Dil bekas hak fens istedi mlk- temin.

Bir devsz derde dtm, h ki Lokman bhaber.

Me'ysne bam edim, birden حَسْ&# 1576;ُنَا اللّ&# 1614;هُ وَنِ&# 1593;ْمَ الْو&# 1614;كِيل& amp;#1615; yeti imdadma geldi, dedi: "Beni dikkatle oku" Ben gnde beyz defa okudum. Benim iin aynelyakn suretinde inkiaf eden ok kymetdar envrndan bir ksmn ve yalnz dokuz nurunu ve mertebesini icmalen yazp, eskiden aynelyakn ile deil, belki ilmelyakn ile bilinen tafsilatn Risle-i Nur'a havale ediyorum.



BRNC MERTEBE- NURYE- HASBYE: Bendeki ak- beka, bendeki bekaya deil, belki sebepsiz ve bizzat mahbub olan keml-i mutlak shibi Zt- Zlkeml'in ve Zlceml'in bir isminin bir cilvesinin mhiyetimde bir glgesi bulunduundan, ftratmda O Kmil-i Mutlak'n varlna ve kemaline ve bekasna mteveccih olan muhabbet-i ftriye gaflet yznden yolunu arm, glgeye yapm, yinenin bekasna k olmutu.



(ShTls:156)

حَسْ&# 1576;ُنَا اللّ&# 1614;هُ وَنِ&# 1593;ْمَ الْو&# 1614;كِيل& amp;#1615; geldi, perdeyi kaldrd. Grdm ve hissettim ve hakkalyakn zevkettim ki, bekamn lezzet ve saadeti, aynen ve daha mkemmel bir tarzda, Bk-i Zlkeml'in bekasna ve benim Rabbim ve lhm olduuna mnmda ve iz'nmda ve knmda vardr. nki onun bekasyla benim iin lyemut bir hakikat tahakkuk eder. Zir "Benim mhiyetim, hem bki, hem sermed bir ismin glgebi olur; daha lmez." diye uur-u maniyle takarrur eder.

Hem o uur-u mnla mahbub-u mutlak olan Keml-i Mutlak'n varl bilinmekle, edid ve ftr olan muhabbet-i zt tatmin edilir. Hem Bk-i sermedinin bekasna ve varlna ait o uur-u imniyle kinatn ve nev'i insann kemalat bilinir ve bulunur ve kemlta kar ftr meftuniyet, hadsiz elemlerden kurtulup zevk ve lezzetini alr.



Hem o uur-u mniyle o Bk-i Sermediye bir intisab ve o intisabn mnyla umum mlkne bir mnasebet peyda olur ve o mnasebet-i intisab ile hadsiz bir mlke bir nev'i mlikiyyet gibi -mn gzyle-bakar, mnen istifade eder.

Hem uur-u mnyle ve intisab ve mnasebet ile umum mevcudata bir alka, bir nev'i ittisal peyda olur. Ve o halde, ikinci derecede vcud-u ahsisinden baka hadsiz bir vcud, o uur-u mn ve intisab ve mnasebet ve alka ve ittisal cihetinde gya onun bir nev'i varldr gibi var olur; varla kar ftr ak teskin edilir.

Hem o uur-u mn ve intisab ve mnasebet ve alkadarl cihetiyle btn ehl-i kemlata kar bir uhuvvet peyda olur. O halde Bk-i Sermednin varlyla ve bekasyla o hadsiz ehl-i keml mahvolmayp zyi olmadklarn bilmekle, takdir ve tahsin ile merbut ve dost olduu hadsiz dostlarnn bekalar ve devam- kemlt o uur-u mn shibine ulv bir zevk verir.

Hem o uur-u mn ve intisab ve mnasebet ve alkadarlk ve uhuvvet vastasyla btn dostlarmn -ki hayatm ve bekam maalmemnuniye onlarn saadetleri iin fed ediyorum- onlarn mes'udiyetleri ile hadsiz bir saadet kendimde hissedebilir grdm.nki, bir samm dostun saadetiyle efkatli dostu dahi saadetlenir ve lezzetlenir. u halde Bk-i Zlkeml'in bekas ve varlyla, bata Resl-i Ekrem Aleyhessalat- Vesselam ve l ve ashab olarak umum sdtm ve ahbabm olan enbiya ve evliya ve asfiya ve btn sair hadsiz dostlarm idm- ebedden kurtulduunu ve bir saadet-i sermediyeye mazhariyetlerini o uur-u mn ile hissettim. Ve mnasebet,



(ShTls:157)

alka, uhuvvet, dostluk srryla saadetleri bana in'ikas edip, saadetlendirdiini zevkettim.



Hem o uur-u mniyle rikkat-i cinsiye ve efkat-i akraba yznden gelen hadsiz teelmattan kurtulup hadsiz bir zevk-i rhhi duydum. nki, hayatm ve bekam maaliftihar onlarn tehlikelerden kurtulmalar iin fed etmei ftr arzu ettiim, bata pederlerim ve vlidelerim ve btn nesl ve neseb ve mnevi akrabalarm,Bk-i Hakiknin bekas ve varlyla mahvdan ve ademden ve idm- ebedden ve hadsiz elemlerden kurtulup o hadsiz rahmetine mazhariyetlerini uur-u mniyle hissettim.Ve medr- gam ve elem olan cz' ve te'sirsiz efkatime bedel, nihayetsiz bir rahmet onlara nezaret ve himayet ettiini duydum, hissettim.Bir vlide veledinin lezzetiyle, zevkiyle, rahatiyle zevklenmesi gibi; ben de o btn efkat ettiim ztlarn, o rahmetin himayeti altndaki necatlaryla ve istirahatlaryla zevklendim ve ferahlandm ve ok derin krettim.



Hem o uur-u mniyle, netice-i hayatm ve sebeb-i saadetim ve vazife-i ftratm olan Resil-in Nur dahi ziya'dan, mahvdan, fidesiz kalmasndan ve mnen kurumasndan kurtulmalarn ve meyvedar, bk kalmalarn o intisab- mn ile bildim, hissettim, kanaat getirdim; kendi bekamn lezzetinden ok ziyade bir manevi lezzet duydum, tam hissettim.nki, mn ettim ki; Bk-i Zlkeml'in bekas ve varlyla Resil-n-Nur yalnz insanlarn hfzalarnda ve kalblerinde nakolunmuyor; belki hadsiz zuur mahlkatn ve ruhnilerin bir mtalaghlar olmakla beraber rz-i lhiye mazhar ise, levh-i mahfuzda ve elvah- mahfuzada irtisam ederek, sevab meyveleriyle tezeyyn eder. Ve bilhassa Kur'an'a mensubiyeti ve kabul- nebev ve -inallah- marz-i lhi cihetiyle bir anda vcudu ve nazar- rabbaniyeye mazhariyeti, umum ehl-i dnyann takdirinden daha ziyade kymetdar bildim.

te hayatm ve bekam o resilin hakaik- mniyeyi isbat eden her bir rislenin bekasna, devamna, ifadesine, makbuliyetine feda etmee her vakit hazr olduumu ve saadetimi onlarn Kur'n'a hizmet etmelerinde bildim.Ve o halde beka-i lh ile yz derece insanlarn tahsinlerinden daha ziyade bir takdire mazhariyetlerini o intisab- mn ile anladm. Btn kuvvetimle حَسْ&# 1576;ُنَا اللّ&# 1614;هُ وَنِ&# 1593;ْمَ الْو&# 1614;كِيل& amp;#1615; dedim.Hem uur-u mn ile ebed bir beka ve daim bir hayat veren Bk-i Zlcell'in bekasna ve vcuduna mn ve mnn a'ml-i saliha gibi neticeleri, bu fni hayatn bk meyveleri ve ebed bir bekann vesileleri olduunu bildim. Meyvedar bir aaca inklab

(ShTls:158)

etmek iin, kabuunu terkeden bir ekirdek gibi, ben de o bk meyveleri vermek iin bu beka-i dnyevnin kabuunu brakmaa nefsimi kandrdm, nefsimle beraber: حَسْ&# 1576;ُنَا اللّ&# 1614;هُ وَنِ&# 1593;ْمَ الْو&# 1614;كِيل& amp;#1615; Onun bekas bize yeter dedim.



Hem uur-u mn ve intisab- ubudiyet ile toprak perdesinin arkas klanmas ve ar tabaka-i turbiye dahi llerin stenden kaktn ve kabir kapsyla girilen yeralt dahi, adem-ld karanlklar olmadn ilmelykin ile bildim.btn kuvvetimle : حَسْ&# 1576;ُنَا اللّ&# 1614;هُ وَنِ&# 1593;ْمَ الْو&# 1614;كِيل& amp;#1615; dedim.



Hem gayet kat' bir surette hissettim ve o uur-u mn ile hakkalyakn bildim ki; ftratmda ok iddetli olan ak- beka, Bk-i Zlkeml'in bekasna, varlna iki cihetle bakarken; enniyetin perde ekmesiyle mahbubunu karm, yinesine peresti etmi bir serseme dnm grdm. Ve o ok derin ve kuvvetli ak- beka, bizzat ve sebepsiz, ftraten sevilen ve peresti edilen keml-i mutlak bir isminin glgesi vastasyla mahiyetimde hkmedip o ak- bekay vermi ve muhabbet iin hibir illet ve hibir garaz ve ztndan baka hibir sebep iktiza etmeyen keml-i zt perestie kf ve vfi iken, sbkan beyan ettiimiz ve her birisine bir hayat ve bir beka deil, belki elden gelse, binler hayat- dnyeviye ve beka fed edilmee lyk olan mezkr bk meyveleri dahi ihsn etmekle, o ftr ak iddetlendirmi hissettim. Elimden gelse idi, btn zerrat- vcudumla:

حَسْ&# 1576;ُنَا اللّ&# 1614;هُ وَنِ&# 1593;ْمَ الْو&# 1614;كِيل& amp;#1615; diyecektim ve o niyetle dedim.Ve bekasn arayan ve beka-y lhiyi bulan o uur-u mn -ki bir ksm meyvelerine sbkan "Hem..Hem... Hem..."ler ile iaret ettim - bana yle bir zevk ve evk verdi ki; btn ruhumla, btn kuvvetimle, en derin kalbimde nefsimle beraber dedi.

حَسْ&# 1576;ِىَ مِنَ الْب&# 1614;قَاء& amp;#1616; لَذّ&# 1614;ةً وَسَ&# 1593;َادَ& amp;#1577;ً . اِيم&# 1614;انِى وَشُ&# 1593;ُورِ& amp;#1609; وَاِ&# 1584;ْعَا& amp;#1606;ِى بِاَ&# 1606;َّهُ هُوَ اِلَ&# 1607;ِ الْب&# 1614;اقِى

حَسْ&# 1576;ُنَا اللّ&# 1614;هُ وَنِ&# 1593;ْمَ الْو&# 1614;كِيل& amp;#1615;