Yirmidrdnc Mektub



بِسْ&# 1605;ِ اللّ&# 1614;هِ اللر&# 1617;َحْم& amp;#1614;نِ الرّ&# 1614;حِيم& amp;#1616;

يَفْ&# 1593;َلُ اللّ&# 1614;هُ مَاي&# 1614;شَآء& amp;#1615; وَيَ&# 1581;ْكُم& amp;#1615; مَا يُرِ&# 1610;دُ



Sul: Ezm- Esm-i lhiyyyeden olan Rahm ve Hakm ve Vedd'un iktiza ettikleri efkat-perverane terbiye ve maslahatkrne tedbir ve muhabbetdrne taltif, nasl ve ne sretle, mdhi ve muvahhi olan mevt ve adem ile, zeval ve firak ile, musibet ve meakkat ile tevfik edilebilir? Haydi, insan Sadet-i Ebediyyeye gittii iin, mevt yolunda getiini ho grelim; fakat bu nzik ve nzenin ve zhayat olan ecar ve nebatat enva'lar ve iekleri...ve vcuda lyk ve hayata k ve bekaya mtak olan hayvanat tifelerini, mtemadiyen hibirini brakmyarak ifnlarnda ve gayet sr'atle onlara gz atrmayarak idamlarnda ve onlara nefes aldrmayarak meakkatle altrmalarnda ve hibirini rahatta brakmyarak musbetlerle tayirlerinde ve hibirini mstesna etmeyerek ldrmelerinde ve hibiri durmayarak zevallerinde ve hibiri memnun olmayarak firaklarnda hangi efkat ve merhamet var, hangi hikmet ve maslahat bulunur, hangi ltuf ve merhamet yerleebilir?

Elcevap: D ve mukmtazyi gsteren be remiz ile ve gayeleri ve faideleri gsteren be iaretle u suli halleden ok geni ve ok derin ve ok yksek olan hakikat- uzmaya uzaktan uzaa baktrmaa alacaz.

BRNC MAKAM: Be Remizdir.

Birinci Remiz: Yirmialtnc Sz'n htimelerinde denildii gibi; naslki bir mhir san'atkr kymettar bir elbiseyi murassa' ve mnakka srette yapmak iin, bir miskin adam lyk olduu bir crete mukabil model yaparak kendi san'at ve meharetini gstermek iin; o elbiseyi o miskin adam stnde bier, keser, ksaltr, uzatr; o adam da oturtur, kaldrr, muhtelif vaziyetler verir. u miskin adamn hi hakk varmdr ki,o san'atkra desin: "Beni gzelletiren bu elbiseye neden iliip tebdil ve tayir ediyorsun ve beni kaldrp oturtup, meakkatle benim istirahatm bozuyorsun?.."



(ShTls:67)

Aynen yle de: sni-i Zlcell herbir nevi mevcudatn mhiyetini birer model ittihaz ederek ve nuku-u Esmsiyle kemalt- san'atn gstermek iin; herbir ey'e hususan zhayata, duygularla murassa' bir vcud libasn giydirerek, stnde kalem-i kaz ve kaderle naklar yapar; cilve-i Esmsn gsterir. Herbir mevcuda dahi, ona lyk bir tarzda bir cret olarak; bir kemal, bir lezzet, bir feyz veriyor.مَا&#160 4;ِكُ الْم&# 1615;لْكِ يَتَ&# 1589;َرَّ& amp;#1601;ُ فِى مُلْ&# 1603;ِهِ كَيْ&# 1601;َ يَشَ&# 1570;ءُ srrna mazhar olan o Sni-i Zlcelle kar hibir ey'in hakk varmdr ki, desin: "Bana zahmet veriyorsun. Benim istirahatimi bozuyorsun." H! Evet, mevcudatn hibir cihette Vcib-l-Vcda kar haklar yoktur ve hak dv edemezler; belki haklar, dima kr ve hamd ile, verdii vcud mertebelerinin hakkn ed etmektir. nki verilen btn vcut mertebeleri vukuattr, birer illet ister. Fakat verilmiyen mertebeler imknattr. mknat ise ademdir; hem nihayetsizdir. Ademler ise, illet istemezler. Nihayetsize illet olamaz. Mesel mdenler diyemezler: "Niin nebat olmadk?" ekv edemezler; belki vcud-u mdenye mazhar olduklar iin haklar Ftrna krandr. Nebtat niin hayvan olmadm deyip ekva edemez.. belki vcud ile beraber hayata mazhar olduu iin hakk krandr. Hayvan ise, niin insan olmadm diye ikyet edemez..belki hayat ve vcud ile beraber kymettar bir ruh cevheri ona verildii iin, onun stndeki hakk, krandr. Ve hkez... kyas et.



Ey insan- mtek! Sen ma'dum kalmadn, vcut ni'metini giydin, hayat tattn; cmid kalmadn, hayvan olmadn. slmiyet ni'metini buldun; dallette kalmadn, shhat ve selmet ni'metini grdn; ve hkez...



Ey nankr! Daha sen nerede hak kazanyorsun ki, Cenb- Hakk'n sana verdii mahz- ni'met olan vcud mertebelerine mukabil kretmiyerek imknat ve ademiyyt nev'inde ve senin eline gemedii ve sen lyk olmadn yksek ni'metlerin sana verilmediinden btl bir hrsla Cenb- Haktan ekv ediyorsun ve kfran- ni'met ediyorsun?..Acaba bir adam; minare bana kmak gibi l derecatl bir mertebeye ksn, byk makam bulsun, her basamakta byk bir ni'met grsn; o ni'metleri verene kretmesin ve desin: "Niin o minareden daha ykseine kamadm" diye ekv ederek alayp szlasn. Nekadar hakszlk eder; ve ne kadar kfran- ni'mete der; ne kadar byk dvnelik eder; dvneler dahi anlar...

Ey kanaatsz hrsl ve iktisadsz israfl ve haksz ekvl gfil insan! Kat'iyyen bil ki: Kanaat, ticaretli bir krandr; hrs, hasaretli bir kfrandr.



(ShTls:68)

Ve iktisad, ni'mete gzel ve menfaatli bir ihtiramdr. sraf ise, ni'mete irkin ve zararl bir istihfafdr. Eer akln varsa, kanaata al ve rzaya al. Tahamml etmezsen "Y Sabr" de ve sabr iste; hakkna rz ol, teekk etme. Kimden kime ekv ettiini bil, sus. Her halde ekv etmek istersen; nefsini, Cenb- Hakka ekv et; nki kusur ondadr.



kinci Remiz: Onsekizinci Mektububun hirki mes'elesinin hirinde denildli gibi, Hlik- Zlcell; hayret-nm, dehet-engiz bir srette bir faaliyet-i Rubbiyyetiyle, mevcudat mtemadiyen tebdil ve tecdit ettiinin bir hikmeti budur: Naslki mahlkatta faaliyet ve haraket; bir itiha, bir itiyak, bir lezzetten, bir muhabbetten ileri geliyor. Hatt denilebilir ki: Herbir faaliyette, bir lezzet nev'i vardr; belki herbir faaliyet, bir eit lezzettir. Ve lezzet dahi, bir kemle mteveccihtir; belki bir nevi kemaldir. Mdem faaliyet; bir keml, bir lezzet, bir cemle iaret eder. Ve mdem keml-i mutlak ve Kmil-i Zlcell olan Vcib-ul-Vcud, zt ve sfat ve ef'linde, btn enva'- kemlta cmidir; elbette oZt- Vcib-l-Vcud'un vcubu vcuduna ve kudsiyetine lyk bir tarzda ve istin-i Ztsine ve gna-i mutlakna muvafk bir srette, ve keml-i mutlakna ve tenezzh- ztsine mnasip bir ekilde; hadsiz bir efkat-i mukaddese ve nihayetsiz bir muhabbet-i mnezzehesi vardr.Elbette o efkat-i mukaddeseden ve o muhabbet-i mnezzeheden gelen hadsiz bir evk-i mukaddes vardr. Ve o evk-i mukaddesten gelen hadsiz bir srur-u mukaddes vardr. Ve o srur-u mukaddesten gelen, tbir-i ciz ise, hadsiz bir lezzet-i mukaddese vardr. Ve elbette o lezzet-i mukaddese ile beraber; hadsiz onun merhameti cihetiyle faaliyet-i kudreti iinde, mahlkatnn istidatlar kuvveden fiile kmasndan ve tekemml etmesinden ne'et eden, o mahlkatn memnniyetlerinden ve kemallerinden gelen Zt- Rahman ve Rahme ait, tbiri ciz ise, hadsiz memnuniyet-i mukaddese ve hadsiz iftihar- mukaddese vardr ki; hadsiz bir srette, hadsiz bir faaliyeti iktiza ediyor. Ve o hadsiz faaliyet dahi, hadsiz bir tebdil ve tayir ve tahvil ve tahribi dahi iktiza ediyor.Ve o hadsiz tayir ve tebdil dahi; mevt ve ademi, zeval ve firak iktiza ediyor...



Bir zaman, hikmet-i beeriyenin masntn gayelerine dir gsterdii faideler nazarmda ok ehmmiyetsiz grnd. Ve ondan bildim ki, o hikmet abesiyete gider. Onun iin feylesoflarn ileri gidenleri, ya tabiat dalletine der veya Sofesta olur veya ihtiyar ve ilm-i Sni'i inkr eder veya Hlika "mcib-i bizzat" der.



te o zaman rahmet-i lhiyye, Hakm ismini imdadma gnderdi; bana da masntn byk gyelerini gsterdi. Yni her bir masnu'; yle bir



Sh (Tls: 69)

mektub-u Rabbndir ki; umum zuur onu mtala eder. u gaye bir sene bana kfi geldi. Sonra san'attaki hrikalar inkiaf etti, o gye kfi gelmemeye balad. Yni:Her bir masn'un en mhim gayeleri Sniine bakar; O'nun kemlt- san'atn ve nuku-u esmsn ve murassat- hikmetini ve hedy-y rahmetini, O'nun nazarna arz etmek ve cemal ve kemline bir yine olmaktr, bildim. u gaye hayli zaman bana kfi geldi. Sonra san'at ve cad- eyadaki hayret-engiz faaliyet iinde, gayet derecede sr'atli tayir ve tebdildeki mu'cizat- kudret ve unt- Rububiyyet grnd.O vakit bu gaye dahi kfi gelmemeye balad. Belki u gaye kadar byk bir muktaz ve da dahi lzm bildim. te o vakit, u ikinci Remizdeki muktazler ve gelecek iaretlerdeki gayeler gsterildi. Ve yaknen bana bildirildi ki: "Kinattaki kudretin faaliyeti ve seyr- seyeln- eya o kadar mnidardr ki; o faaliyet ile Sni'-i Hakm, env- kinat konuturuyor..." Gya gklerin ve zeminin mteharrk mevcudlar ve hareketleri, onlarn, o kanumalarndaki kelimelerdir; ve taharrk ise, bir tekellmdr. Demek faaliyetten gelen harekt ve zeval, bir tekellmt- tesbihiyyedir. Ve kinattaki faaliyet dahi kinatn ve envnn sessizce bir konumas ve konuturmasdr.



nc Remiz: Eya, zeval ve ademe gitmiyor, belki daire-i kudretten dire-i ilme geiyor; lem-i ehadetten, lem-i gayba gidiyor; lem-i tegayyr ve fenadan, lem-i nra, bekaya mteveccih oluyor. Hakikat nokta-i nazarnda eyadaki ceml ve keml; Esm-i lhiyyeye ittir ve onlarn nuku ve cilveleridir. Madem o bkidirler ve cilveleri dimdir; elbette naklar teceddd eder, tazelenir, gzelleir. Ademe ve fenaya gitmiyor; belki,yalnz, tibr taayynleri deiir; ve medr- hsn ve cemal ve mazhar- feyz ve keml olan hakikatlar ve mhiyetleri ve hviyet-i misliyeleri bkidirler. Zruh olmayanlar,dorudan doruya onlardaki hsn ve ceml, Esm-i lhiyeye ittir; eref onlaradr; medih onlarn hesabna geer; gzellik onlarndr; muhabbet onlara gider, o yinelerin deimesiyle onlara bir zarar ras etmez. Eer zruh ise, zevil-ukulden deilse, onlarn zeval ve firak, bir adem ve fen deil; belki vcud-u cismanden ve vazife-i hayatn dadaasndan kurtulup, kazandklar vazifenin semerelerini bk olan ervahlarna devrederek; onlarn, o ervah- bkiyeleri dahi birer esm-i lhiyyeye istinad ederek devam eder; belki, kendine lyk bir sadete gider. Eer o zruhlar zevil-ukulden ise; zten sadet-i ebediyyeye ve madd ve mnev kemalta medar olan lem-i bekya ve o Sni'-i Hakmin dnyadan daha gzel, daha nuran olan lem-i berzah, lem-i misal, lem-i ervah gibi dier menzillerine, baka memleketlerine bir seyr- seferdir; bir mevt adem ve zeval firak deil, belki kemlta kavumaktr.



(ShTls:70)

Elhsl: Mdem Sni'-i Zlcell vardr ve bkdir; ve sft ve esms, dim ve sermeddirler; elbette o esmnn cilveleri ve naklar, bir mnev bek iinde teceddd eder; tahrib ve fena, dam ve zeval deildirler. Mlumdur ki insan, insaniyyet cihetiyle ekser mevcudatla alkadardr. Onlarn sadetleriyle mtelezziz ve helketleriyle mteellimdir. Hususan zhayat ile ve bilhassa nev'-i beerle ve bilhassa sevdii ve istihsan ettii ehl-i kemlin lmiyle daha ziyade mteellim ve sadetleriyle dah ziyade mes'ut olur. Hatt efkatli bir vlide gibi, kendi saadetini ve rahatn, onlarn saadeti iin fed eder. te her m'min derecesine gre, nr-u Kur'an ve srr- man ile, btn mevcdatn sadetleriyle ve bekalaryla ve hilikten kurtulmalaryla ve kymettar mektbat- Rabbaniyye olmalaryla mes'ud olabilir; ve dnya kadar bir nur kazanabilir. Herkes derecesine gre bu nurdan istifade eder. Eer ehl-i dallet ise; kendi elemiyle beraber, btn mevcudatn helketiyle ve fenasiyle ve zhir damlaryla zruh ise lmlaryla mteellim olur; yni onun kfr, onun dnyasna adem doldurur; onun bana boaltr; daha Cehennem'e gitmeden Cehennem'e gider.



Drdnc Remiz: ok yerlerde dediimiz gibi, bir pdiahn; sultan, halife, hkim, kumandan gibi muhtelif nvanlar ve sfatlardan ne'et eden muhtelif ayr ayr devir-i tekilt olduu gibi; Cenb- Hakkn Esm-i Hsnsnn, had ve hesaba gelmez trl trl tecelliyat vardr. Mahlkatn tenevv'leri ve ihtilflar, o tecelliyatn tenevv'lerinden ileri geliyor. te her kemal ve cemal sahibi, ftraten cemal ve kemalini grmek ve gstermek istemesi srrnca; o muhtelif esma dahi, dim ve sermed olduklar iin, daim bir srette Zt- Akdes hesabna tezahr isterler; yni naklarn grmek isterler. Yani kendi naklarnn yinelerinde cilve-i cemllerini ve in'iks- kemallerini grmek ve gstermek isterler; yni kinat kitab- kebrini ve mevcudatn muhtelif mektubatn nen fenen tazelendirmek; yni yeniden yeniye mnidar yazmak; yni birtek shifede ayr ayr binler mektubat yazmak ve herbir mektubu, Zt- mukaddes ve Msemma-y Akdesin nazar- uhuduna izhar etmekle beraber; btn zuurun nazar- mtalasna gstermek ve okutturmak iktiza ederler. Bu hakikata iret eden u hakikatl iire bak:



Kitb- lemin yapraklar, env'-i n-ma'dd,

Huruf ile kelimat dahi, efrd- n-mahdd;

Yazlm destgh- Levh-i Mahfuz-i hakikatta

Mcessem lfz- mnidardr, lemde her mevcud.

تَاَ&# 1605;َّلْ سُطُ&# 1608;رَ الْك&# 1614;ائِن& amp;#1614;اتِ فَاْ&# 1606;َّهَ& amp;#1575; * مِنَ الْم&# 1614;لأِ الاَ&# 1593;ْلَو اِلَ&# 1610;ْكَ رَسَ&# 1575;ئلُ



(ShTls:71)

Beinci Remiz: ki nktedir.

Birinci Nkte: Mdem Cenb- Hak var, herey var. Mdem Cenb- Vcib-l-Vcuda intisab var, herey iin btn eya var.nki: Vcibl-Vcuda nisbetle her bir mevcud, btn mevcudata, vahdet srriyle bir irtibat peyda eder. Demek; Vcib-l-Vcuda intisabn bilen veya intisab bilinen herbir mevcud srr- vahdetle Vcib-l-Vcuda mensub btn mevcudatla mnasebettar olur. Demek herbir ey, o intisab noktasnda hadsiz envar- vcuda mazhar olabilir. Firaklar, zevaller, o noktada yoktur.Bir n seyyle yaamak, hadsiz envar- vcuda medardr. Eer o intisab olmazsa ve bilinmezse, hadsiz firaklara ve zevallere ve ademlere mazhar olur. nki; o halde alkadar olabilecei herbir mevcuda kar bir firak ve bir iftirak ve bir zevali vardr. Demek kendi ahs vcuduna, hadsiz ademler ve firaklar yklenir. Bir milyon sene vcudda kalsa da (intisabsz); evvelki noktasndaki o intisabdaki bir an yaamak kadar olamaz. Onun iin ehl-i hakikat demiler ki: "Bir n- seyyle vcud-u mnevver, milyon sene bir vcud-u ebtere mreccahtr. " Yni: "Vcud-u Vcib'e nisbet ile bir an vcud, nisbetsiz milyon sene bir vcuda mreccahtr. " Hem bu sr iindir ki, ehl-i tahkik demiler: "Envar- vcud ise Vcib-l-Vcudu tanmakladr." Yni: "O halde kinat, envar- vcud iinde olarak melike ve ruhaniyat ve zuurlar ile dolu grnr. Eer onsuz olsa adem zlmatlar, firak ve zeval elemleri her bir mevcdu ihta eder. Dnya, o adamn nazarnda, bo ve hl bir vahetgh sretinde grnr." Evet, naslki bir aa meyvelerinin herbirisi, aacn bandaki btn meyvelere kar birer nisbeti var; ve o nisbetle birer kardei, arkada mevcud olduundan; onlarn adedince rz vcudlar vardr. Ne vakit o meyve aacn bandan kesilse, herbir meyveye kar bir firak ve zeval hsl olur. Herbir meyve onun iin mdum hkmndedir. Hric bir zulmet-i adem ona hsl oluyor. yle de Kudret-i Ehad- Samede intisab noktasnda herey iin, btn eya var. Eer intisab olmazsa, herey iin, eya adedince hric ademler var. te bu remizden, mann azamet-i envarna bak ve dalletin dehetli zulmtn gr. Demek man, u remizde beyan edilen hakikat- liye-i nefsl-emriyenin nvandr; ve man ile ondan istifade edebilir. Eer man olmazsa, naslki; kr, sar, dilsiz, aklsz adama herey mdumdur, yle de; imanszca herey madumdur, zulmatldr.

kinci Nkte: Dnyann ve eyann tane yz var.

Birinci Yz: Esm-i lhiyyeye bakar, onlarn yineleridir. Bu yze zeval ve firak ve adem giremez; belki tazelenmek ve teceddd var.



(ShTls:72)

kinci Yz: hirete bakar, lem-i bekaya nazar eder, onun tarlas hkmndedir. Bu yzde, bki semereler ve meyveler yetitirmek var; bekaya hizmet eder, fni eyleri bki hkmne getirir. Bu yzde dahi, mevt ve zeval deil; belki hayat ve beka cilveleri var.



nc Yz: Fnilere, yni bizlere bakar ki; fnilerin ve ehl-i hevesatn mukas;ve ehl-i uurun ticaretgh; ve vazifedarlarn meydan- imtihanlardr. te bu nc yzndeki fena ve zeval, mevt ve ademin aclarna ve yaralarna merhem iin, o nc yzn i yzndeki beka ve hayat cilveleri var.

Elhsl: u mevcudat- seyyale, u mahlkat- seyyare, Vcib-l-Vcudun envar- cad ve vcudunu tazelendirmek iin mteharrik yineler ve deien mazharlardr.



KNC MAKAM: Bir mukaddime, Be iarettir. Mukaddime iki mebhastr.



Birinci Mebhas: Bu gelecek be irette, unt- Rububiyyeti rasad etmek iin; birer snk, kk drbin nev'inden birer temsil yazlacak. Bu temsiller; unt- Rububiyetin hakikatn tutamaz, ihta edemez, mikyas olamaz; fakat baktrabilir. O gelecek temsiltta ve geen Remizlerde, Zt- Akdesin untna mnasib olmayan tbirat, temsilin kusuruna aittir.



Mesel:Lezzet ve srur ve memnuniyetin bizce malm mnalar unt- mukaddeseyi ifade edemiyor; fakat, birer nvan- mlhazadr, birer mirsd- tefekkrdr.Hem dahi u temsiller; muht, azm bir kanun-u Rububiyetin kk bir misalde ucunu gstermekle, Rububiyetin unatnda o kanunun hakikatn isbat ediyor. Mesel bir iek, vcuddan gider, binler vcud brakarak yle gider denilmi. Onunla azm bir kanun-u Rububiyeti gsteriyor ki; btn bahar, belki btn dnyadaki mevcudatta bu kanun-u Rububiyet cereyan ediyor.



Evet, Hlik- Rahm, bir kuun tyl libasn hangi kanunla deitiriyor, tazelendiriyor; O Sni-i Hakm, ayn kanunla, her sene Kre-i Arzn libasn tecdid eder. Hem o ayn kanunla her asrda dnyann eklini tebdil eder. Hem ayn kanunla, kyamet vaktinde kinatn sretini tayir edip deitirir.Hem hangi kanunla zerreyi, mevlev gibi tahrik ederse; ayn kanunla Kre-i Arz' meczup ve semaa kalkan mevlev gibi dndryor. Ve o kanun ile lemleri byle eviriyor..ve manzme-i emsiyeyi gezdiriyor...



(ShTls:73)

Hem hangi kanunla senin bedenindeki hceyratn zerrrelerini tazelendiriyor, tmir ve tahlil ediyorsa, ayn kanunla senin ban her sene tecdit eder ve her mevsimde ok def'a tazelendirir. Ayn kanunla, zemin yzn her bahar mevsiminde tecdit eder, taze bir pee stne eker.

Hem o Sni-i Kadr, hangi kanun-u hikmetle bir sinei ihy eder; ayn kanunla u nmzdeki nar aacn her baharda ihy eder; ve o kanunla Kre-i Arz yine baharda ihy eder; ve ayn kanunla Hairde mahlkatda ihy eder. u srra iareten مَا خَلَ&# 1602;َكُم& amp;#1618; وَلا&# 1614;بَعْ& amp;#1579;ُكُ&#1 605;ْ اِلا&# 1617;َ كَنَ&# 1601;ْسٍ وَاح&# 1616;دَةٍ Kur'an ferman eder. Ve hkez... Kys et.Bunlar gibi ok kavnn-i Rububiyet vardr ki, zerreden t mecmu'-u leme kadar cereyan ediyor.te faaliyet-i Rububiyetin iindeki u kanunlarn azametine bak ve geniliine dikkat et ve iindeki srr- vahdeti gr; her bir kanun bir brhan- vahdet olduunu bil. Evet, u ok kesretli ve ok azametli kanunlar, her biri ilim ve iradenin cilvesi olmakla beraber; hem vhid, hem muht olduu iin; Sni'in vahdniyetini ve ilim ve iradesini gyet kat' bir srette isbat ederler. te ekser Szler'de ekser temsilt, byle kanunlarn ularn birer cz' misl ile gstermekle; mddeada, ayn kanunun vcuduna iaret eder. Madem temsil ile kanunun tahakkuku gsteriliyor; brhan- mantk gibi yakn bir srette mddey isbat eder. Demek Szler'deki ekser temsiller; birer brhan- yakn, birer hccet-i kta hkmndedir.

kinci Mebhas: Onuncu Sz'n Onuncu Hakikatnda denildii gibi, bir aacn ne kadar meyveleri ve iekleri vardr; her bir meyvenin, herbir iein; o kadar gayeleri, hikmetleri vardr. Ve o hikmetler ksmdr. Bir ksm Snia bakar, Esmsnn naklarn gsterir. Bir ksm zuurlara bakarki; onlarn nazarlarnda, kymetdar mektbat ve mnidar kelimttr. Bir ksm kendi nefsine ve hayatna ve bekasna bakar; ve insana fideli ise insann menfaatine gre hikmetleri vardr. te herbir mevcudun byle kesretli gayeleri bulunduunu bir vakit dnrken, htrma Arab tarzda ve gelecek "Be ret" in essatna nota hkmnde olarak, kll gyelere iret eden u fkralar gelmitir.

وَهَ&# 1584;ِهِ الْم&# 1614;وْجُ& amp;#1608;دَا&#1 578;ُ الْج&# 1614;لِيّ& amp;#1614;ةُ مَظَ&# 1575;هِرُ سَيّ&# 1614;الَة& amp;#1612; وَمَ&# 1585;َايَ& amp;#1575; جَوّ&# 1614;الَة& amp;#1612; لِبَ&# 1580;َدُّ& amp;#1583;ِ تَجَ&# 1604;ِّيَ& amp;#1575;تِ اَنْ&# 1608;َارِ اِيج&# 1614;ادِه& amp;#1616; سُبْ&# 1581;ًانَ& amp;#1607;ُ بِتَ&# 1576;َدُّ& amp;#1604;ِ اْلت&# 1617;َعَي& amp;#1617;ُنَ&#1 575;تِ الْا&# 1616;عْتِ& amp;#1576;َار&#1 616;يَّة&a mp;#1616; *

(ShTls:74)



اَوّ&# 1614;لاً :مَعَ اِسْ&# 1578;ِحْف& amp;#1614;اظِ&#1 575;لْمَ&a mp;#1593;انِ الْج&# 1614;مِيل& amp;#1614;ةِ وَال&# 1618;هُوُ& amp;#1610;َّا&#1 578;ِ الْم&# 1616;ثَال& amp;#1616;يَّ&#1 577;ِ * وَثَ&# 1575;نِيً& amp;#1575; : مَعَ اِنْ&# 1578;َاجِ الْح&# 1614;قَائ& amp;#1616;قِ الْغ&# 1614;يْبِ& amp;#1610;َّة&#1 616; وَال&# 1606;ُّسُ& amp;#1608;جِ اْلل&# 1617;َوْح& amp;#1616;يَّ&#1 577;ِ *

وَثَ&# 1575;لِثً& amp;#1575; : مَعَ نَشْ&# 1585;ِ الثّ&# 1614;مَرَ& amp;#1575;تِ اْلا&# 1615;خْرَ& amp;#1608;ِيّ&#1 614;ةِ وَال&# 1618;مَنَ& amp;#1575;ظِر&#1 616; السّ&# 1614;رْمَ& amp;#1583;ِيّ&#1 614;ةِ *وَرَ& #1575;بِعً ا : مَعَ اِعْ&# 1604;اَنِ التّ&# 1614;سْبِ& amp;#1610;حَا&#1 578;ِ الرّ&# 1614;بَّا& amp;#1606;ِيّ&#1 614;ةِ وَاِ&# 1592;ْهَا& amp;#1585;ِ الْم&# 1615;قْتَ& amp;#1590;َيَ&#1 575;تِ الْا&# 1587;ْمَا& amp;#1574;ِيّ&#1 614;ةِ *

وَخا&# 1605;ِسًا : لِظُ&# 1607;ُورِ الْش&# 1617;ُئُو& amp;#1606;َات&#1 616; السّ&# 1615;بْحَ& amp;#1575;نِي&#1 617;َةِ وَال&# 1618;مَشَ& amp;#1575;هِد&#1 616; *

te bu be fkrada, gelecekte bahsedeceimiz irtn esst var. Evet; herbir mevcud (hususan zhayat olanlarn) be tabaka ayr ayr hikmetleri ve gayeleri var. Naslki meyvedar bir aa, birbirinin stndeki dallar semere verir; yle de: Herbir zhayatn, be tabaka muhtelif gayeleri bulunur ve hikmetleri var.

Ey insan- fn! Senin cz- bir ekirdek hkmndeki kendi hakikatn, meyvedar bir ecere-i bkyeye inklb etmesini.. ve be iarette gsterilen on tabaka meyvelerini ve on nevi gayelerini elde etmesini istersen, hakik man elde et. Yoksa btn onlardan mahrum kalmakla beraber, o ekirdek iinde skp ryeceksin.

Birinci aret:

اَوّ&# 1614;لاً :مَعَ اِسْ&# 1578;ِحْف& amp;#1614;اظِ&#1 575;لْمَ&a mp;#1593;انِ الْج&# 1614;مِيل& amp;#1614;ةِ وَال&# 1618;هُوُ& amp;#1610;َّا&#1 578;ِ الْم&# 1616;ثَال& amp;#1616;يَّ&#1 577;ِ fkras ifade ediyor ki: Bir mevcud vcuddan gittikten sonra, zhiren kendisi ademe, fenya gider; fakat ifade ettii mnalar bki kalr, mahfuz olur. Hviyet-i misliyesi ve sreti ve mhiyeti dahi lem-i mislde ve lem-i mislin nmuneleri olan elvah- mahfuzada; ve elvah-z mahfuzann nmuneleri olan kuvve-i hfzalarda kalr. Demek, bir vcud-u sr kaybeder; yzer vcud-u mnev ve ilm kazanr. Mesel: Naslki bir sahifenin tab'na medr olan matbaa hurufatna bir vaziyet ve bir tertib verilir ve bir shifenin tab'na medar olur; ve o shife ise, sretini ve hviyetini, baslan mteaddid yapraklara verip ve mnalarn ok akllara nerettikten sonra; o matbaa hurufatnn vaziyeti ve tertibi de deitirilir.



(ShTls:75)



nki daha ona lzum kalmad, hem baka sahifelerin tab' lzm geliyor. te aynen bunun gibi, u mevcudat- Arziye hususan nebatiye, kalem-i kader-i lh onlara bir tertib, bir vaziyet verir; bahar shifesinde kudret onlar cad eder ve gzel mnalarn ifade ederek, sretleri ve hviyetleri lem-i Misl gibi lem-i Gaybn defterine getikleri iin, hikmet iktiza ediyor ki; o vaziyet deisin, t yeni gelecek dier bahar sahifesi yazlsn, onlar dahi mnalarn ifade etsinler.

kinci aret:

وَثَ&# 1575;نِيً& amp;#1575; : مَعَ اِنْ&# 1578;َاجِ الْح&# 1614;قَائ& amp;#1616;قِ الْغ&# 1614;يْبِ& amp;#1610;َّة&#1 616; وَال&# 1606;ُّسُ& amp;#1608;جِ اْلل&# 1617;َوْح& amp;#1616;يَّ&#1 577;ِ *

Bu fkra iret eder ki: Herbirey -cz' olsun kll olsun- vcuddan gittikten sonra (hususan zhayat olsa) ok hakaik- gaybiye netice vermekle beraber; lem-i Mislin defterlerinde olan levh-i misl stnde, etvar- hayat adedince sretleri brakp, o sretlerden, mnidar olan ve mukadderat- hayatiye denilen sergzet-i hayatiyeleri yazlr ve ruhniyata bir mtalagh olur. Naslki, mesel bir iek vcuddan gider, fakat yzer tohumcuklarn ve tohumcuklarda mahiyetini vcudda brakmakla beraber;kk elvah- mahfuzada ve elvah- mahfuzann kk nmuneleri olan hfzalarda binler sretini brakp, zuurlara etvar- hayatiyle ifade ettii tesbihat- Rabbniye ve nuku-u Esmiyeyi okutturur, sonra gider. yle de: Yer yznn sakssnda gzel masnatla mnakka olan bahar mevsimi, bir iektir; zhiren zeval bulur, ademe gider, fakat onun tohumlar adedince ifade ettikleri hakaik- gaybiye ve iekleri adedince nerettii hviyet-i misliye ve mevcudat adedince gsterdikleri hikmet-i Rabbniyeyi kendine bedel olarak vcudda brakp sonra bizden saklanr. Hem o giden baharn arkadalar olan sir baharlara yer boaltr, t onlar gelip vazife grsnler. Demek o bahar, zhir bir vcudu karr; mnen bir vcud giyer.



nc ret:

وَثَ&# 1575;لِثً& amp;#1575; : مَعَ نَشْ&# 1585;ِ الثّ&# 1614;مَرَ& amp;#1575;تِ اْلا&# 1615;خْرَ& amp;#1608;ِيّ&#1 614;ةِ وَال&# 1618;مَنَ& amp;#1575;ظِر&#1 616; السّ&# 1614;رْمَ& amp;#1583;ِيّ&#1 614;ةِ



fkras ifade ediyor ki: Dnya bir destgh ve bir mezraadr. hiret pazarna mnasip olan mahsult











yetitirir. ok Szlerde ifade etmiiz: Naslki cin ve insin amelleri hiret pazarna gnderiliyor. yle de: Dnyann sir mevcudat dahi, hiret hesabna ok vazifeler gryorlar ve ok mahsult yetitiriyorlar. Belki Kre-i Arz, onlar iin geziyor; belki denilebilir ki: "Onun iindir." Bu sefine-i Rabbaniyye, yirmidrt bin se-



(ShTls:76)

nelik bir mesafeyi bir senede geip, meydan- harin etrafnda dnyor. Mesel ehl-i Cennet, elbette arzu ederler ki, dnya maceralarn tahattur etsinler ve birbirine nakletsinler; belki o maceralarn levhalarn ve misallerini grmeyi ok merak ederler. Elbette sinema perdelerinde grmek gibi; o levhalar o vak'alar mahade etseler; ok mtelezziz olurlar. Mdem yledir, herhalde dr- lezzet ve menzil-i saadet olan dr- Cennette,

عَلَ&# 1609; سُرُ&# 1585;ٍ مُتَ&# 1602;َابِ& amp;#1604;ِين&#1 614; iretiyle; sermed manzaralarda, dnyev maceralarn muhaveresi ve dnyev hdistn manzaralar Cennette bulunacaktr. te bu gzel mevcudatn bir an grnmesiyle kaybolmas ve birbiri arkasndan gelip gemesi, menazr- sermediyyeyi tekil etmek iin, bir fabrika destghlar hkmnde grnyor. Mesel: Naslki ehl-i medeniyet, fni vaziyetlere bir nevi beka vermek ve ehl-i istikbale ydigr brakmak iin; gzel veya garib vaziyetlerin sretlerini alp, sinema perdeleriyle istikbale hediye ediyor, zaman- mziyi zaman- halde ve istikbalde gsteriyor ve dercediyorlar... Aynen yle de: u mevcudat- bahariye ve dnyeviyede ksa bir hayat geirdikten sonra, onlarn Sni'-i Hakmi, lem-i bekaya ait gayelerini o leme kaydetmekle beraber lem-i ebedde, sermed manzaralarda onlarn etvar- hayatlarnda grdkleri vezaif-i hayatiyeyi ve mu'cizat- Sbhniyeyi, menazr- sermediyyede kaydetmek, muktezay ism-i Hakm ve Rahm ve Vedddur.



Drdnc ret:

وَرَ&# 1575;بِعً& amp;#1575; : مَعَ اِعْ&# 1604;اَنِ التّ&# 1614;سْبِ& amp;#1610;حَا&#1 578;ِ الرّ&# 1614;بَّا& amp;#1606;ِيّ&#1 614;ةِ وَاِ&# 1592;ْهَا& amp;#1585;ِ الْم&# 1615;قْتَ& amp;#1590;َيَ&#1 575;تِ الْا&# 1587;ْمَا& amp;#1574;ِيّ&#1 614;ةِ *

fkras ifade ediyor ki: Mevcudat, etvar- hayatiyle, mteaddit enva'- tesbihat- Rabbaniyyeyi yapyor. Hem esm-i lhiyyenin iktiza ve istilzam etikleri hlt gsteriyor ki... Mesel: Rahm ismi, efkat etmek ister; Rezzak ismi, rzk vermek iktiza eder; Latf ismi, ltfetmek istilzam eder.. ve hkez... Btn esmnn, birer birer muktezas vardr. te herbir zhayat, hayatiyle ve vcudiyle o esmnn muktezasn gstermekle beraber; cihazat adedince Sni'-i Hakme tesbihat yapyorlar. Mesel: Naslki bir insan gzel meyveler yer, o meyveler mdesinde dalr, erir, zhiren mahvolur; fakat azndan, mdesinden baka btn hceyrat- bedeniyyede faaliyetkrne bir lezzet, bir zevk vermekle beraber aktr- bedendeki vcudu ve hayat beslemek ve idame-i hayat etmek gibi pekok hikmetlerin vcuduna medar oluyor... O taam kendiside, vcud-u nebatden hayat- insaniyye tabakasna kyor,



(ShTls:77)

terakki ediyor. Aynen yle de: u mevcudat zeval perdesinde saklandklar vakit; onlarn yerinde herbirisinin pekok tesbihat bk kalmakla beraber, pekok Esm-i lhiyyenin de nukularn ve mukteziyatn o esmnn ellerine brakr. Yni bir vcud-u bkyeye tevdi' ederler, yle giderler. Acaba fni ve muvakkat bir vcudun gitmesiyle onun yerine bir nevi bekaya mazhar binler vcud kalsa; denilir mi ki, ona yazk oldu veyahut abes oldu veyahut u sevimli mahluk neden gitti.. ekv edilebilir mi? Belki onun hakkndaki Rahmet, hikmet, muhabbet yle iktiza ediyorlar ve yle olmak gerektir. Yoksa birtek zarar gelmemek iin, binler menfaati terketmek lzm gelir ki; o halde binler zarar olur. Demek; Rahm, Hakm ve Vedd isimleri; zevale ve firaka murz deiller, belki istilzam edip iktiza ediyorlar.

Beinci ret:

وَخا&# 1605;ِسًا : لِظُ&# 1607;ُورِ الْش&# 1617;ُئُو& amp;#1606;َات&#1 616; السّ&# 1615;بْحَ& amp;#1575;نِي&#1 617;َةِ وَال&# 1618;مَشَ& amp;#1575;هِد&#1 616; *fkras ifade ediyor ki: "Mevcudat -hususan zhayat olanlar- vcud-u srden gittikten sonra, bk ok eyleri brakrlar, yle giderler..." kinci Remizde beyan edildii gibi, Zt- vcib-l-Vcdun kudsiyet ve istina-i kemaline muvafk bir tarzda ve ona lyk bir srette; hadsiz bir muhabbet, nihayetsiz bir efkat, gayetsiz bir iftihar, -tbiri ciz ise- mukaddes hadsiz bir memnuniyet, bir sevin -tbirde hat olmasn- hadsiz bir lezzet-i mukaddese, bir ferah- mnezzeh unt- Rubbiyyetinde bulunur ki; onlarn sr bilmhede grnyor. te o uunat, iktiza ettikleri hayret-nm faaliyet iinde mevcudat, tebdil ve tayir ile, zeval ve fen iinde sr'atle sevkediliyor.. mtemdiyen lem-i ehdetten lem-i gayba gnderiliyor.Ve o untn cilveleri altnda mahlkat; dim bir seyr- seyeln, bir hareket ve cevelan iinde alkalanmakta ve ehl-i gafletin kulaklarna, vaveyl-i firak ve zevli ve ehl-i hidyetin sem'ine, velvele-i zikir ve tesbihi datmaktadrlar. Bu srra binen herbir mevcud Vcib-l-Vcudun bk uuntnn tezhrne bk birer medar olacak mnalar, keyfiyetleri, hletleri vcudda brakp yle gidiyorlar. Hem o mevcud, btn mddet-i hayatnda geirdii etvar ve ahvli, ilm-i ezelnin nvanlar olan mam- Mbn, Kitb- Mbn, Levh-i mahfuz gibi vcud-u ilm dairelerinde vcud-u hricsini temsil eden mufassal bir vcud dahi brakp yle giderler. Demek her fn; bir vcudu terkeder, binler bk vcudlar kazanr, kazandrr. Mesel: Naslki hrikulde bir fabrika makinesine d bz maddeler atlr; iinde yanarlar, zhiren mahvolur; fakat o fabrikann inbiklerinde ok kymetdar kimya maddeleri ve edviyeler teressb eder. Hem onun kuv-



(ShTls:78)



vetiyle ve buharyla o fabrikann arklar dner; bir taraftan kumalar dokumasna, bir ksm kitab tab'na, bir ksmda eker gibi baka kymetdar eyleri mal etmesine medr oluyor ve hkez... Demek o d maddelerin yanmasyla ve zhiren mahvolmasyla, binler eyler vcud buluyor. Demek, d bir vcud gider; l ok vcudlar irsiyet brakr. te u halde, o d maddeye yazk oldu denilir mi? Fabrika shibi neden ona acmad, yandrd; o sevimli maddeleri mahvetti ikyet edilir mi? Aynen yle de وَلِ&# 1604;َّهِ الْم&# 1614;ثَلُ اْلا&# 1614;عْلَ& amp;#1609; Hlik- Hakm ve Rahm ve Vedd; mukteza-y rahmet ve hikmet ve veddiyet olarak, kinat fabrikasna hareket veriyor; herbir vcud-u fnyi, ok bk vcudlara ekirdek yapar; makasd- Rabbaniyesine medr eder; unt- Sbhniyyesine mazhar klar; kalem-i kaderine mrekkep ittihaz eder ve kudretin dokumasna bir mekik yapar ve daha bilmediimiz pekok inyt- galiyye ve makasd- liyye iin, kendi faaliyet-i kudretiyle kinat faaliyete getirir. Zerrat cevelna, mevcudat seyerana, hayvanat seyelna, seyyarat deverana getirir, kinat konuturur; ytn ona sessiz sylettirir ve ona yazdrr. Ve mahlkat- Arzyyeyi, -Rububiyyeti noktasnda- havay, emir ve iradesine bir nevi ar; ve nur unsurunu, ilim ve hikmetine dier bir ar; ve suyu, ihsan ve rahmetine baka bir ar; ve topra, hfz ve ihysna bir eit ar yapm. O arlardan n, mahlkat- Arzyye stnde gezdiriyor.



Kat'iyyen bil ki: Bu be Remiz'de ve Be iret'te gsterilen parlak hakikat- liye, nr-u Kur-an ile grnr ve mann kuvvetiyle shib olunabilir. Yoksa o hakkat- bkiye yerine, gayet mdhi bir zulmat geer. Ehl-i dellet iin dny, firaklar ve zevaller ile dolu ve ademler ile mlmldir. Kinat, onun iin mnev bir Cehennem hkmne geer. Herey onun iin; ni bir vcud ile, hadsiz bir adem ihta ediyor. Btn mzi ve mstakbel, zulmat- ademle memldr; yalnz ksack bir zaman- hlde, bir hazin nr-u vcud bulabilir; fakat srr- Kur-an ve nr-u man ile, ezelden ebede kadar bir nr-u vcud grnr; ona alkadar olur ve onunla Sadet-i Ebediyesini te'min eder.

Elhsl: Bir ir-i Msr'nin tarznda deriz:

Dery olunca nefes,

Prelenince kafes,

T kesilince bu ses;

arrm: Y Hak! Y Mevcd! Y Hayy! Y Ma'bd!

Y Hakm! Y Maksd! Y Rahm Y vedd..

(ShTls:79)

Ve bararak derim: لآاِ&# 1604;َهَ اِلا&# 1617;َالل& amp;#1617;َهُ الْم&# 1614;لِكُ الْح&# 1614;قُّ الْم&# 1615;بِين& amp;#1615; مُحَ&# 1605;َّدُ رَسُ&# 1608;لُ اللّ&# 1614;هِ صَاد&# 1616;قُ الْو&# 1614;عْدِ& amp;#1618;لاَ&#1 605;ِينُ

Ve man ederek isbat ederim: اِنّ&# 1614; الْب&# 1614;عْثَ بَعْ&# 1583;َ الْم&# 1614;وْتِ حَقّ&# 1612; وَال&# 1618;جَنّ& amp;#1614;ةَ حَقّ&# 1612; وَال&# 1606;َّار& amp;#1614; حَقّ&# 1612; وَاِ&# 1606;َّ السّ&# 1614;عَاد& amp;#1614;ةَ الْا&# 1614;بَدِ& amp;#1610;َّة&#1 614; حَقّ&# 1612; وَاِ&# 1606;َّ اللّ&# 1614;هَ رَحِ&# 1610;مٌ حَكِ&# 1610;مٌ وَدُ&# 1608;دٌ وَاِ&# 1606;َّ الرّ&# 1614;حْمَ& amp;#1577;َ وَال&# 1618;حِكْ& amp;#1605;َةَ وَال&# 1618;مُحَ& amp;#1576;َّة&#1 614; مُحِ&# 1610;طَةٌ بِجَ&# 1605;ِيعِ الْا&# 1614;شْيآ& amp;#1569;ِ وَشُ&# 1574;ُونَ& amp;#1575;تِه&#1 614;ا

وَقَ&# 1575;لُ الْح&# 1614;مْدُ لِلّ&# 1614;هِ اَلّ&# 1614;ذِى هَدَ&# 1610;نَا لِهَ&# 1584;َا وَمَ&# 1575; كُنّ&# 1614;ا لِنَ&# 1607;ْتَد& amp;#1616;ىَ لَوْ&# 1604;آ اَنْ هَدَ&# 1610;نَا اللّ&# 1614;هُ لَقَ&# 1583;ْ جَآء&# 1614;تْ رُسُ&# 1604;ُ رَبّ&# 1616;نَا بَال&# 1618;حَقّ& amp;#1616; * سُبْ&# 1581;َانَ& amp;#1603;َ لاَع&# 1616;لْمَ لَنَ&# 1575; اِلا&# 1617;َ مَا عَلّ&# 1614;مْتَ& amp;#1606;ا اِنّ&# 1614;كَ اَنْ&# 1578;َ العَ&# 1604;ِيمُ الحَ&# 1603;ِيمُ * رَبّ&# 1614;نَا لاَت&# 1615;ؤَاخ& amp;#1616;ذْن&#1 614;ا اِنْ نَسي&# 1606;اَ اَوْ اخْط&# 1614;انَا اَلل&# 1617;َهُم& amp;#1617;َ صَلّ&# 1616; عَلَ&# 1609; سَيّ&# 1616;دِنّ& amp;#1575; مُحَ&# 1605;َّدٍ صَلَ&# 1608;ةً تَكُ&# 1608;نُ لَكَ رِضَ&# 1570;ءً وَلِ&# 1581;َقِّ& amp;#1607;ِ اَدَ&# 1570;ءً وَعَ&# 1604;َى اَلِ&# 1607;ِ وَصَ&# 1581;ْبَه& amp;#1616; وَسَ&# 1604;ِّمْ آمِي&# 1606;َ . وَال&# 1618;حَمْ& amp;#1583;ُ لِلّ&# 1614;هِ رَبّ&# 1616; الْع&# 1614;الَم& amp;#1616;ينَ *سُبْ& #1581;َانَ مَنْ جَعَ&# 1604;َ حَدِ&# 1610;قَةَ اَرْ&# 1590;ِهِ مَشْ&# 1607;َرَ صَنْ&# 1593;َتَه& amp;#1616; * مَحْ&# 1588;َرَ خِلْ&# 1602;َتِه& amp;#1616; *مَظْ& #1607;َرَ قُدْ&# 1585;َتِه& amp;#1616; * مَدَ&# 1575;رَ حِكْ&# 1605;َتِه& amp;#1616; * مَزْ&# 1607;َرَ رَحْ&# 1605;َتِه& amp;#1616; * مَزْ&# 1585;َعَ جَنّ&# 1614;تِهِ * مَمَ&# 1585;َّ الْم&# 1614;خْلُ& amp;#1608;قَا&#1 578;ِ * مَسِ&# 1610;لَ الْم&# 1614;وْجُ& amp;#1608;دَا&#1 578;ِ * مِكَ&# 1575;لَ الْم&# 1614;صْنُ& amp;#1608;عَا&#1 578;ِ * فَمُ&# 1586;َيَّ& amp;#1606;ُ الْح&# 1614;يْوَ& amp;#1575;نَا&#1 578;ِ مُنَ&# 1602;َّشُ الطّ&# 1615;يُور& amp;#1614;اتِ * مُثَ&# 1605;َّرُ الشّ&# 1614;جَّر& amp;#1575;َتِ * مُزَ&# 1607;َّرُ النّ&# 1614;بَات& amp;#1614;اتِ * مُعْ&# 1580;ِزَا& amp;#1578;ُ عِلْ&# 1605;ِهِ خَوَ&# 1575;رِقُ صُنْ&# 1593;ِهِ * هَدَ&# 1575;يَآء& amp;#1615; جُود&# 1616;هِ بَرَ&# 1575;هِين& amp;#1615; لُطْ&# 1601;ِهِ * دَلآ&# 1569;ِلُ الْو&# 1614;حْدَ& amp;#1577;ِ لَطَ&# 1570;ئِفُ الْح&# 1616;كْمَ& amp;#1577;ِ * شَوَ&# 1575;هِدُ الرّ&# 1614;حْمَ& amp;#1577;ِ * تَبَ&# 1587;ُّمُ الاَ&# 1586;ْهَا& amp;#1585;ِ زِين&# 1614;ةِ

(ShTls:80)

اْلا&# 1614;ثْمَ& amp;#1575;رِ *تَسَ& #1580;ُّعُ الاَ&# 1591;ْيَا& amp;#1585;ِفِ&#1 609; نَسْ&# 1605;َةِ اْلا&# 1614;سْحَ& amp;#1575;رِ * تَهَ&# 1586;ُّجُ& amp;#1575;ْلا&#1 614;مْطَ&a mp;#1575;رِ عَلَ&# 1609; خُدُ&# 1608;دِ اْلا&# 1616;زْهَ& amp;#1575;رِ * تَزَ&# 1610;ُّنُ اْلا&# 1614;زْهَ& amp;#1575;رِ* تَبَ&# 1585;ُّجُ اْلا&# 1614;ثْمَ& amp;#1575;رِ * فِى هَذِ&# 1607;ِ الجِ&# 1606;َانِ* تَرَ&# 1581;ُّمُ اْلو&# 1614;الِد& amp;#1614;اتِ عَلَ&# 1609; اْلا&# 1614;طْفَ& amp;#1575;لِ الصّ&# 1616;فَار& amp;#1616; فَى كُلّ&# 1616; الْح&# 1614;يْوَ& amp;#1575;نضا&#1 578;ِ وَال&# 1575;ِنْس& amp;#1614;انِ * تَعَ&# 1585;ُّفُ وَدُ&# 1608;دٍ * تَوَ&# 1583;ُّدُ رَحْ&# 1605;َانٍ * تَرَ&# 1581;ُّمُ حَنّ&# 1614;انٍ تَحَ&# 1606;ُّنُ مَنّ&# 1614;انٍ لِلْ&# 1580;ِنِّ وَاْ&# 1604;اِنْ& amp;#1587;َان&#1 616; وَال&# 1585;ُّوح& amp;#1616; وَال&# 1618;حَيْ& amp;#1608;َان&#1 616; وَمَ&# 1604;َكِ وَال&# 1618;جَان& amp;#1617;ِ

***