Zum Inhalt springen
Qries Qries Qries Qries Qries Qries

Empfohlene Beiträge

Bosna: Avrupa’nın Ortasında Bir Soykırım

 

1990’lı yılların ortasında, Avrupa’nın tam kalbinde insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri yazıldı. Bosna-Hersek’te yaşanan savaş hem bir toprak mücadelesiydi, hem de kimliklerin hedef alındığı, insanların yalnızca kim oldukları ve neye inandıkları için öldürüldüğü bir trajediydi. Özellikle 1995 yılında Srebrenitsa’da yaşananlar, modern Avrupa tarihinin en büyük katliamlarından biri olarak hafızalara kazındı.

 

On binlerce Bosnalı Müslüman sistematik şekilde öldürüldü, yüz binlercesi evlerinden sürüldü, kadınlar ve çocuklar korkunç acılar yaşadı. Bu olay, uluslararası mahkemeler tarafından açıkça soykırım olarak tanımlandı. Avrupa’da, Birleşmiş Milletler’in gözü önünde bir halk yok edilmeye çalışıldı.

 

Dünyanın Gözü Önünde Yaşanan Felaket

 

Bosna savaşı sırasında dünya kamuoyu uzun süre bu trajediye yalnızca seyirci kaldı. Televizyon ekranlarında toplama kamplarını andıran görüntüler, kuşatma altındaki şehirler ve açlık çeken insanlar görülüyordu. Buna rağmen uluslararası toplumun müdahalesi yetersiz kaldı.

 

Saraybosna yıllarca kuşatma altında kaldı. İnsanlar suya, ekmeğe ve ilaca ulaşmak için keskin nişancıların hedefi olma riskini göze alıyordu. Avrupa’nın ortasında insanlar yalnız bırakılmıştı. Bu durum, uluslararası siyasetin ahlaki sorumluluğu konusunda hâlâ tartışılan büyük bir utanç olarak hatırlanıyor.

 

Srebrenitsa ve Sessiz Kalan Mavi Bereliler

 

Srebrenitsa, Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilmişti. Bölgede Hollandalı BM barış gücü askerleri bulunuyordu. Ancak Temmuz 1995’te Sırp birlikleri şehre girdiğinde, bu güvenli bölge kağıt üzerinde kaldı.

 

Binlerce Bosnalı erkek ve genç çocuk, Hollandalı BM askerlerinin bulunduğu üslerin yakınında koruma umuduyla bekliyordu. Fakat beklenen koruma gelmedi. İnsanlar Sırp güçlerine teslim edildi ve kısa süre içinde sistematik şekilde katledildi. Yaklaşık 8.000’den fazla Bosnalı Müslüman erkek ve çocuk öldürüldü.

 

Bugün Srebrenitsa, uluslararası sistemin başarısızlığının ve dünyanın sessizliğinin sembolü olarak anılıyor.

 

Kimliklerinden Dolayı Hedef Alınan İnsanlar

 

Bosna savaşında öldürülen insanların büyük kısmı yalnızca Müslüman kimliği nedeniyle hedef alındı. Birçok Bosnalı, savaş öncesinde dinî hayatı çok güçlü yaşamayan, daha seküler bir hayat süren insanlardı. Ancak savaş sırasında saldırganların gözünde tek bir kimlik vardı. Müslüman olmak.

 

Bu gerçek, savaş sonrasında birçok Bosnalı için derin bir sorgulama sürecine yol açtı. Pek çok Bosnalı şu cümleyi kuruyor: “Biz belki inancımızı güçlü yaşamıyorduk. Fakat yine de yalnızca Müslüman olduğumuz için öldürüldük. Bu savaş bize Müslüman olduğumuzu hatırlattı.“

 

Acının İçindeki Hikmet

 

Dolayısıyla Bosna’da yaşanan trajedi, aynı zamanda birçok insan için kimliğini yeniden hatırlama süreci oldu. Savaşın ardından Bosna’da dinî bilinçte belirgin bir canlanma görüldü. İnsanlar yaşadıkları felaketin ardından inançlarına daha sıkı sarıldıklarını dile getirdi. Kur’an’da bu gerçeğe işaret eden anlamlı bir ayet vardır: “Sizin hayır sandığınız şeyde şer, şer sandığınız şeyde hayır vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz” (Kur´an, 2:216).

 

Birçok Bosnalı için bu ayet yaşadıkları tecrübeyi anlatan derin bir anlam taşıyor. Büyük acılar yaşandı, kayıplar verildi. Ancak aynı zamanda toplum içinde kimlik, dayanışma ve inanç konusunda yeni bir uyanış da meydana geldi.

 

Unutulmaması Gereken Bir Ders

 

Bosna’da yaşanan soykırım yalnızca Bosnalıların değil, tüm insanlığın hafızasında kalması gereken bir olaydır. Çünkü bu trajedi, modern dünyanın ortasında, uluslararası kurumların gözü önünde gerçekleşti.

 

Srebrenitsa’nın mezar taşları bugün sadece geçmişi değil, aynı zamanda bir uyarıyı temsil ediyor. İnsanlık, nefretin ve kimlik temelli düşmanlığın nelere yol açabileceğini asla unutmamalıdır.

 

Bosna’nın hikâyesi bize şu gerçeği de hatırlatıyor. Adalet geciktiğinde acı büyür. Sessizlik ise çoğu zaman zulmün en güçlü destekçisi olur. Bosna-Hersek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç´in dediği gibi: “Her şey bittiğinde hatırlayacağımız düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.”

 

 

Dr. Cemil Şahinöz, Öztürk Gazetesi, Temmuz 2026

Link zu diesem Kommentar
Auf anderen Seiten teilen

Dein Kommentar

Du kannst jetzt schreiben und Dich später registrieren. Wenn Du ein Konto hast, melde Dich jetzt an, um unter Deinem Benutzernamen zu schreiben.

Gast
Auf dieses Thema antworten...

×   Du hast formatierten Text eingefügt.   Formatierung jetzt entfernen

  Nur 75 Emojis sind erlaubt.

×   Dein Link wurde automatisch eingebettet.   Einbetten rückgängig machen und als Link darstellen

×   Dein vorheriger Inhalt wurde wiederhergestellt.   Editor leeren

×   Du kannst Bilder nicht direkt einfügen. Lade Bilder hoch oder lade sie von einer URL.

×
×
  • Neu erstellen...