Zum Inhalt springen
Qries Qries Qries Qries Qries Qries

Empfohlene Beiträge

AKP, zinaya dini kılıf geçirdi

 

AKP'yi karıştıran, Avrupa'nın göbeğinde muta nikahı krizinde son perde: Nikah fikri de, mutalama da AKP'li yöneticilerden....

 

04 Aralık 2014 Perşembe 11:15

 

*Skandaldan sonra istifa eden Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Arzu Kılıçoğlu, “Ben dik durmayı Büyük Usta’dan öğrendim. Zinaya böyle kılıf geçirilmesini kabul edemem” dedi.Almanya’daki AKP örgütünün kendi üyesi olan dul bir bayana, ülkücü camiadan evli bir adamı mutalaması ya da “nikahlaması” skandalı büyüyor. AKP’lilerin nikahı önerdiği ve bizzat kıydığı, topluca da törene katıldığı ortaya çıktı. Avrupa örgütü üst düzey yönetiminde benzer şekilde üç kişinin daha olduğu açıklanırken, Almanya örgütü UETD’de seri istifalar yaşanıyor. Üç hafta önce UETD’nin Köln’deki merkezinde AKP’li bir kadının, “Burası nasıl parti, kocalarımızı- karılarımızı ayartıyorlar” diye bağırması başlayan olaylar o kadar büyüdüki, tüm AKP örgütünü istifaya götürmek üzere.NİKAHI KIYAN DA AKPUETD’li dul bir kadına, başka bir kadınla evli ülkücü bir adamı nikahlayanların, AKP’nin üst düzey yönetiminden olduğu ortaya çıktı. Nikah fikrinin, AKP’ye yakınlığıyla bilinen WEFA isimli yardım kuruluşu derneğinin başkanından geldiği ve AKP yöneticilerinin nikahta yer aldığı açıklandı. Evli adamla eşinden ayrılmadan önce kıyılan bu nikaha “Mutalama” denirken, AKP Avrupa Genel Merkez Halkla İlişkiler Başkan Yardımcılığından istifa eden Arzu Kılıçoğlu, gelen tepkileri değerlendirdi.BÜYÜK USTA’DAN ÖĞRENDİMKendisine, yüzde 80 destek geldiğini söyleyen Kılıçoğlu, “Beni paralelci ya da muhalefetin muhbiri ilan ediyorlar. Bu iftiradır. Ben dik durmayi Büyük Usta’dan öğrendim. Dava zarar görecek diyerek, hataları hasır altı etmek, daha büyük hataların ortaya çıkması, ve hataların normal karşılanıp daimilik kazanmasını sağlar” dedi.MHP VE CHP’DE DE OLURFacebook’tan gayriresmi duyuru yayınlayan Kılıçoğlu, “Ne makam ne koltuk sevdam var. ‘Istifamı içeren aciklamamda ‘Muta nikahı’ ibaresini tırnak içine almamın sebebi, benim ifadem olmadığını belirtmekti. Söz konusu olay MHP de, CHP de,BDP de ve diğer partiler ve kuruluşlarda da olduğu gibi, aldatma ve zinadır. Vicdan rahatlatmak isteyenler ‘dini nikah’ altında bu birlikteliği meşrulaştırmaya çalışıyorlar tabii” diye yazdı.HARAKİRİ YAPTIMKılıçoğlu, yaptığı bu açıklamaların bir tür “harakiri” olduğunu belirterek, “Harakiri yaparak kendimi hedef haline getirmem, bu davayı ne kadar önemsediğimi gösteriyor. Benim*Ankara‘da dayım, sevgilim ya da ikinci eşim yok. Dosyayı götürüp Reis çağırınca, makam istediği için bunu yaptı demelerini de istemedim” diye konuştu.BÜYÜK USTA DUYSUNArzu Kılıçoğlu, yaşanan nikah skandalının ‘Büyük usta’ dediği Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ulaşmasını ve onun bu feryatlara sessiz kalmamasını istediğini söyledi.SÖZCÜ

Link zu diesem Kommentar
Auf anderen Seiten teilen

  • Antworten 75
  • Erstellt
  • Letzte Antwort

Top-Benutzer in diesem Thema

UETD Hollanda’da istifa!

 

Daha önce UETD Hollanda tarafından basına yollanan bildiride 6-7 Aralık tarihine denk gelen hafta sonunda, UETD teşkilat içi eğitim kampı düzenleneceği duyurulmuştu. UETD Hollanda’dan yollanan e-postada: “Uetd Netherlands olarak 6 ve 7 Aralık 2014 tarihlerinde Atlas Hotel, GroeneKruisweg 11, 3202 ST Spijkenisse şehrinde teşkilat içi eğitim kampımızı gerçekleştireceğiz.Eğitim kampımızın basına kapalı olmasına rağmen sizleri 6 Aralık saat 12:30’da öğle yemeğinde misafirimiz olarak aramızda görmekten mutluluk duyarız “ denilmişti.Son Haber ekibinin çeşitli kaynaklardan edindiği bilgilere göre bir yıl kadar önce görev değişikliği ile M. Salih Kaya Başkanlığında çalışmalarına başlayan UETD Hollanda’nın yönetiminin istifa kararı aldığı öğrenildi. bugün Atlas Otele giden bazı basın mensupları da eğitim kampının ve dolayısı ile basın buluşma yemeğinin iptal edildiğini öğrendiler. M. Salih Kaya ve ekibi istifa kararı aldı.*

 

UETD ve UETD2 çatışması

 

Son dönemlerde, kurulduğu andan itibaren 8 yıl süresince Hollanda UETD başkanlığını yapan eski başkan Veyis Güngör ve ekibi yeni başkan M. Salih Kaya ve ekibi ile çeşitli sorunlar yaşıyordu. UETD2 WEB sitesi hakkında Kaya ve ekibinin basın bildirisi ile gün yüzüne çıkan gerginliğin hangi boyuta geldiği merak konusu oldu.*M. Salih Kaya ve ekibinin İstifanın teşkilat içi haberleşme ağından duyurulmasının ardından, UETD genel Başkanı Süleyman Çelik’in Almanya’dan Hollanda’ya gelerek, 7 Aralık Pazar günü basına kapalı bir toplantıda UETD Hollanda’nın istifa kararını değerlendireceği ve çözüm arayacağı öğrenildi.*Öte yandan UETD Hollanda Başkan yardımcısı Hüseyin Sayılgan ise dün Facebook hesabından yayınladığı mesajında istifa ettiğini resmen duyurdu.İstifa kararının alınmasına gerekçe olarak, AK Parti Milletvekili Mahir Ünal’ın Amsterdam tartışmaları için Hollanda’ya geldiğinde yaşanan krizin olduğu sanılıyor.

Link zu diesem Kommentar
Auf anderen Seiten teilen

UETD'ye istifasını sunan M. Salih Kaya Platform'a konuştu

 

*Share on facebookShare on twitterShare on linkedinMore Sharing Services32*UETD Hollanda'nın yönetimini bırakan M. Salih Kaya, yönetim kurulu*üyeleri ve*şube başkanlarıUETD Genel Başkanı*Süleyman*Çelik ile merkez binada basına kapalı*bir toplantı*gerçekleştirdi. Toplantının ardından Hünkar Restaurant'a geçen grup,*hem akşam yemeği yedi hem de durum değerlendirmesi yaptı. O anda Platform Dergisi de oradaydı.*''Onurlu bir*şekilde geldim, onurlu bir*şekilde gidiyorum!'' diyen M. Salih Kaya, dergimize*şu açıklamada bulundu:*''UETD'ye zarar vermemek adına istifamızı*sunana kadar sustuk. Nihayetinde dün akşam bütün*şube başkanlarımızı*toplayıp*bizden etkilenmesinler diye tek tek UETD Genel Başkanı*Süleyman*Çelik ile görüştürdük.*Şu anda yönetimde bulunan Teşkilatlanma Başkanı, Kadın Kolları*Başkanı, Tanıtım Medya Başkanı, Muhasip ve Siyasi*İşler Başkanı*görevi bıraktı. Genel Sekreteri talimatlara uymadığı*için görevden*biz*uzaklaştırdık.***Bizi rahatsız eden asıl konu, genel merkezden yeteri kadar destek görmememizdir. Bu durumu zaten kendilerine de bildirdik.*Şimdiye dek teşkilatlanma için büyük*çaba sarfettik. Hedefimiz yirmi*şube sayısına ulaşmaktı. Ama ciddiye alınmadığım bir ortamda koltuğu boş*yere*ısıtmanın bir anlamı*yok.*Şahsıma yapılan hakaretleri sineye*çekerim ama makama yapılan haksızlıkları*çekemem. Kurulan kumpaslara rağmen görevime onurlu birşekilde geldim onurlu bir*şekilde ve başı*dik olarak gidiyorum. UETD Hollanda'dan*şahsım ve yönetimde benimle birlikte olan arkadaşlarım ''Elif'' gibi dimdik durarak ayrıldık.''***Savaş Büyük Tipi*/*Amsterdam

Link zu diesem Kommentar
Auf anderen Seiten teilen

Değerli dostlar, 5 Aralık 2014 tarihinden itibaren UETD halklala ilişkiler bölge başkanlığı görevimden istifa etmiş bulunmaktayım. Hollanda bölge başkanımız ile beraber şimdiye kadar 4 birim başkanımız daha istifasını sundular, bir de UETD Leerdam şubemiz kendisini tamamen fes etti.

Son 10 aydır bir çok faliyetler ve çalışmalar yaparak bir şekilde insanımıza faydalı olmaya çalıştık. Hiç bir maddi destek alınmadan yapılan bu çalışmalarımıza, destek olanlar olduğu gibi zaman zaman engel olanlar veya gölgede bırakmak isteyenler oldu.

Herkes kendine yakışanı yaptı, bizlerde kendimize yakışanı yaptık.. Herkes yaptığı iyilik veya yaptığı kötülük ile anılacaktır..

Gönüllü olarak hiç bir çıkar gözetmeden verdiğimiz hizmetler esnasında bilmeden kırdığımız, üzdüğümüz kurum, kuruluş veya insanlarımız varsa hepsinden özür diliyor haklarını helal etmelerini arzu ediyorum. Eğer ki benim bir hakkım oluşmuşsa, varsa, hepinize helal olsun.

 

Huseyin Sayilgan, 08.12.2014

Link zu diesem Kommentar
Auf anderen Seiten teilen

VRUPA | 09.12.2014 21:33

 

HOLLANDA TEŞKİLATI DA İSTİFALARDAN NASİBİNİ ALDI

UETD’de istifalar Almanya’dan sonra Hollanda’ya da ulaştı!

 

AKP’nin Avrupa lobisi UETD’de Almanya’dan sonra Hollanda’daki teşkilatında da istifalar yaşandı. Daha önce UETD Hollanda tarafından basına yollanan bildiride 6-7 Aralık tarihine denk gelen hafta sonunda, UETD teşkilat içi eğitim kampı düzenleneceği duyurulmuştu.

 

uetd logosu

 

UETD Hollanda’dan yollanan e-postada: “Uetd Netherlands olarak 6 ve 7 Aralık 2014 tarihlerinde Atlas Hotel, GroeneKruisweg 11, 3202 ST Spijkenisse şehrinde teşkilat içi eğitim kampımızı gerçekleştireceğiz. Eğitim kampımızın basına kapalı olmasına rağmen sizleri 6 Aralık saat 12:30’da öğle yemeğinde misafirimiz olarak aramızda görmekten mutluluk duyarız “ denilmişti.

 

Son Haber ekibinin çeşitli kaynaklardan edindiği bilgilere göre bir yıl kadar önce görev değişikliği ile M. Salih Kaya Başkanlığında çalışmalarına başlayan UETD Hollanda’nın yönetiminin istifa kararı aldığı öğrenildi. Bugün Atlas Otele giden bazı basın mensupları da eğitim kampının ve dolayısıyla basın buluşma yemeğinin iptal edildiğini öğrendiler.

 

UETD arasında çatışmalar yaşanıyor

 

Son dönemlerde, kurulduğu andan itibaren 8 yıl süresince Hollanda UETD başkanlığını yapan eski başkan Veyis Güngör ve ekibi yeni başkan M. Salih Kaya ve ekibi ile çeşitli sorunlar yaşıyordu. UETD2 WEB sitesi hakkında Kaya ve ekibinin basın bildirisi ile gün yüzüne çıkan gerginliğin hangi boyuta geldiği merak konusu oldu. M. Salih Kaya ve ekibinin istifanın teşkilat içi haberleşme ağından duyurulmasının ardından, UETD genel Başkanı Süleyman Çelik’in Almanya’dan Hollanda’ya gelerek, 7 Aralık Pazar günü basına kapalı bir toplantıda UETD Hollanda’nın istifa kararını değerlendireceği ve çözüm arayacağı öğrenildi.

 

Öte yandan UETD Hollanda Başkan yardımcısı Hüseyin Sayılgan ise dün Facebook hesabından yayınladığı mesajında istifa ettiğini resmen duyurdu. İstifa kararının alınmasına gerekçe olarak, AK Parti Milletvekili Mahir Ünal’ın Amsterdam tartışmaları için Hollanda’ya geldiğinde yaşanan krizin olduğu sanılıyor.

 

ZAMAN-ONLINE.DE, 9.12.2014

Link zu diesem Kommentar
Auf anderen Seiten teilen

Bad Homburg subesi istifa etti

http://www.fotos-hochladen.net/uploads/screenshot20142qy65hpg08.png

 

http://img5.fotos-hochladen.net/uploads/img20141210201lx9h6zcyk.jpg

 

 

 

http://img5.fotos-hochladen.net/uploads/img201412102002chn3efqz.jpg

 

http://img5.fotos-hochladen.net/uploads/img2014121020x1vay0oifz.jpg

 

http://img5.fotos-hochladen.net/uploads/img201412102092f8aqzlhp.jpg

 

http://img5.fotos-hochladen.net/uploads/img2014121020nzh3g7ad0b.jpg

Link zu diesem Kommentar
Auf anderen Seiten teilen

POLİTİKA*| 11.12.2014 18:31

 

İSTİFA SEBEPLERİ "AHLAKSIZ İLİŞKİLER"

 

UETD’ye Avrupa’nın dört bir yanından istifa yağıyor!

 

*AKP’nin Avrupa lobisi olarak bilinen UETD’ye Avrupa’nın dört bir yanından istifa yağıyor. Almanya’dan sonra Hollanda devam eden UETD’deki istifa yağmuru Belçika, İsviçre ve Almanya’nın Bad Homburg teşkilatlarındaki toplu istifalarla sürüyor. Bad Homburg yönetimi istifasında, UETD teşkilatlarında Türk aile yapısına uymayan ‘ahlaksız ilişkiler’ ve UETD Berlin’in YTB’den aldığı paranın nereye harcandığının açıklanamamasından duydukları rahatsızlığı vurguladı.AKP’nin Avrupa lobisi olarak bilinen Avrupalı Türk Demokratlar Birliği’ne (UETD) dört bir yandan istifa yağıyor. Hessen ve Leverkusen UETD teşkilatlarının istifaları ve Köln’deki genel merkezde yaşanan ve istifa eden UETD Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Arzu Kılıçoğlu’nun “ahlaksız ilişkiler” diye nitelendirdiği olaylardan sonra her taraftan istifa haberleri geliyor.6 ve 7 Aralık tarihlerinde UETD Hollanda teşkilatındaki istifalardan sonra Belçika, İsviçre ve Almanya’nın Bad Homburg bölgesi UETD teşkilatı mensupları Facebook ve Twitter hesaplarından ard arda istifalarını açıkladı. UETD Bad Homburg e.V. Yönetim Kurulu Üyeleri istifa açıklamasında, “..bazı bölgelerde bazı şubelerde ve merkezlerde Türk aile yapısına ters düşen ‘ilişki söylentileri’, bizim ve geleneklerimizin sindiremeyeceği şekilde ortaya çıkan ahlaksız ilişkiler ve kaç zamandır Berlin UETD’nin YTB’den aldığı desteğin harcadığı yerler konusunda ortaya atılan iddialar ve bu iddialara açıklık getirilememesi”nden duydukları rahatsızlığın altını çizdi.UETD’de, Almanya dışındaki istifalar Hollanda’da başladı. Önce Son Haber M. Salih Kaya istifa ettiğini bildirdi. Kaya’nın ardından UETD Hollanda Başkan Yardımcısı Hüseyin Sayılgan Facebook hesabından istifasanı resmen duyurdu. Belçika UETD’den Faruk Yılmaz ise istifa kararını yine sosyal medya hesabından duyurdu. 2 Aralık’taki bu istifadan sonra, UETD Belçika Bölge Başkan Yardımcısı Murat Demir, yine sosyal medya, Facebook hesabından istifasını açıkladı. Belçika’yı İsviçre UETD’den gelen istifalar takip etti. UETD İsviçre Karar Yönötim Kurulu Üyesi ve Solothurn Şube Başkanı Hüseyin Yıldız, Facebook hesabından istifasını duyurdu.

 

UETD’LİLER DOĞRU YOLDAN SAPMAMAK İÇİN İSTİFA EDİYOR

 

UETD’deki son istifa ise Almanya UETD Bad Homburg e.V. yönetim kurulu üyelerinden geldi. İstifa ile ilgili yapılan yazılı açıklamada, “UETD Bad Homburg e.V. Yönetim Kurulu üyeleri olarak, vicdanımız rahat etsin diye, doğru yoldan sapmayalım diye, toplumu gerçeklerden uzaklaştırmayalım diye…, kararımızı kamuoyu ile paylaşmayı uygun görmekteyiz” dedi.Açıklamada ayrıca, “Son aylarda meydana gelen bir takım olaylar hem bizim, hem de kamuoyunun dikkatini çekmektedir. Avrupa’daki insanımızı her yönden gelişmeye yönelik çalışmalar yapmak için temeli atılan UETD bu amaçtan çok ama çok uzaklaşmıştır. Bölge ve şube yönetimlerinden toplu halde istifaları, genel merkezin keyfi atamaları ve davranışları, kitleyi yöneten kişilerin yetersiz ve ehliyetsiz olması, bazı bölgelerde bazı şubelerde ve merkezlerde Türk aile yapısına ters düşen ilişki söylentileri, bizim ve geleneklerimizin sindiremeyeceği şekilde ortaya çıkan ahlaksız ilişkiler ve bunları örtbas etmek isteyen bir takım isimler, hükümete küfredip sadece çıkarları söz konusu olduğunda hükümet yanlısı gibi davrananlar, bu kişilerin genel merkez tarafından korunması…., kaç zamandır Berlin UETD’nin YTB’den aldığı desteği harcadığı yerler konusunda ortaya atılan iddialar ve bu iddialara açıklık getirilememesi gibi olaylar zinciri bütün dava arkadaşlarımızı olduğu gibi bizleri huzursuz etmiştir” dedi. Teşkilat ayrıca, Hessen yönetim kuruluna genel merkezin “kirli operasyonundan” çok rahatsız olduklarının altını çizdi.ZİVER ERMİŞ / KÖLN

Link zu diesem Kommentar
Auf anderen Seiten teilen

[h=1]Avrupa Demokratlar Birliği'nin (UETD) çöküşü![/h]15 Aralık 2014 PazartesiAyla ÖZYURTayla.ozyurt@internethaber.com

Türkiye’deki operasyonlar bir tarafa, AKP’nin Avrupa kolu olan UETD’nin kendi içinde hayli ilginç bir operasyon yaşanıyor.

Üst üste gelen istifalarda, kalanlar ‘içimizden haşhaşileri, paralelleri temizliyoruz’ifadelerinde bulunurken, gidenler de, kalanların ‘paralel’ olduğunu iddia ediyor.

Karşılıklı suçlamalar hız kesmiyor.

Tam bir kısırdöngü diyebiliriz.

UETD'yi bölüp/parçalayalım diye birileri yola çıksaydı inanın bu kadar başarılı olamazlardı.

Konuya gelmeden bilmeyenler adına UETD’yi açmak istiyorum.

‘Avrupa Demokratlar Birliği’(UETD) nasıl bir kurumdur, plan ve projeleri nelerdir, bakınız kendi sayfalarından nasıl bir açıklama getirmişler…

UETD; Avrupa’da, 2004 senesinde kurulan gönüllülük esaslı bir sivil toplum kuruluşu.

Amacımız; Avrupalı Türk’lerin sosyal, siyasal ve kültürel gelişimlerini sağlayarak bulundukları ülkelerdeki etkinliklerini arttırmaktır.

Avrupa’da diğer sivil toplum örgütleriyle birlikte el elele hedefe kitlenerek, birliktelik sinerjisiyle, toplumun amaçlarına hızlı bir şekilde ulaşmasını sağlamak için çalışmalar yapılması. Avrupa ülkelerinde yaşayan Türk toplumunun uyum sürecine katkıda bulunmak , iki toplum arasında oluşan bağları daha ileri noktalara taşımaya çalışmak. Avrupalı Türk toplumunun sorunlarına hem AB yolundaki Türkiye’yi hem de Avrupa entegrasyon konusunda rahatlatacak çözümler üretmek.

Vizyonumuz; Avrupalı Türkler için iyi bir geleceğin inşasına angaje olmak, yönlendirmek, projeler üretmek.

Diğer başlıklar; İki dilde eğitim hakkı, kadın hakları, şehir planlaması, gettoların engellenmesi, kamu idaresinin farklı kültürlere açılması, Avrupa Birliği’nde yaşayan Türk gençlerinin desteklenmesi,Türkiye Avrupa Birliği üyeliğinin desteklenmesi.

UETD’nin kendi vizyonunu ve misyonunu belirlemesi ve Avrupalı Türk’ü yukarıya taşımak adına açılan büyük başlıklar kayda değer.

Peki, Avrupa’lı Türk’ü markalaştırmak adına böyle bir kuruma ihtiyaç var mıdır? Vardır.

Avrupa’da diğer STK’lar sözü edilen çalışmaları yapabiliyorlar mı? Hayır.

Avrupa’da diğer STK’lar iki toplum arasında sosyal, siyasal, kültürel bir bağ kurabiliyorlar mı? Hayır.

Avrupa’da diğer STK’lar, kendi aralarında bir uyum sağlayabiliyorlar mı? Hayır.

İşte tüm bu ahval ve şeriat içinde, AKP hükümeti bu boşluğu görmüş olacak ki(!) Avrupalı Türklere nur topu gibi bir UETD armağan etti..!

Etti etmesine de, UETD o gün bugündür tay tay modunda…

Avrupa’daki Türk toplumu adına konuşan ama yeri geldiğinde, kendilerinden olmayanı ötekileştiren bu ilginç oluşum, birbirleriyle uğraşmaktan, ayak kaydırmaktan, kavga etmekten, mevki/makam çatışmasına girmekten öteye gidemedi. Çok acı.

Kendi aralarında 1 akıllı/uslu durmadılarki, senin benim için çalışmalar yapsınlar, bizde bu hizmetleri alkışlayalım. Takdir edelim.

Bakınız bir UETD üyesinin şu sözleri aslında bu kurum adına son noktadır. Derki;‘UETD’nin tek yaptığı, Türkiye’den gelen AKP Milletvekillerini havaalanından almak ve geri götürmek, görevleri budur.

Bundan daha büyük bir özeleştiri olamazdı sanırım.Bravo!

Bilenler biliyor, haftalardır UETD’de 1 yaprak dökümü yaşanıyor, peş peşe istifa haberleri geliyor, bağımsızlık ilan ediliyor.

AKP’nin Avrupa’daki arka bahçesinde hüzünlü bir yaprak dökümü yaşanıyor.

İstifaların art arda gelmesini hızlandıran gelişme ise UETD’yi farklı bir konuma taşıyor. Nasıl mı?

Köln’de, AKP Başkan yardımcısı UETD adına düzenlenen bir toplantıda konuşma yaparken toplantıya katılan bir kadının ayağa fırlayıp, ‘’Bu parti kadınlarımızı, kocalarımızı ayartmak için mi kuruldu? Buradaki kadınlar yuva yıkıyor’’ diye bağırması.

Kadın susturulmaya çalışılmış ama çok da başarılı olamamışlar, bombayı atmış bir kere.

Bir gazeteye konuşan kadının iddiası; AKP Almanya kadın kolları yöneticisinin eşini yine AKP’den bir kadının ayarttığı ve evli oldukları halde nikah kıyıldığı, yine iddiaya göre AKP’liler bunu biliyor ve sesini çıkarmıyor, tepkim buna demiş.

Bakınız, muta nikahı krizinin baş oyuncusu bu kadın, facebook sayfasından nelere dikkat çekmiş;

1)UETD içinde sonuçta CHP’li, MHP’li, BDP’li ve Cemaatçi barındırıyor.En başta bunların temizlenmesi gerek.(haydaaa hani Türk Toplumu için hizmet?)

2)Daha sonra, şahsi, maddi, manevi, menfaat ve çıkarlar, makam, koltuk için davayı unutup UETD adına hareket eden ve bu şekilde uzun zamandır sayın Cumhurbaşkanımıza zarar veren insanlar temizlenmeli. (peki)

3)Benim Ankara’da ne dayım, ne sevgilim ne de param var, olsaydı zaten şu an bu konumda olmazdım.(dayım/sevgilim olsaydı benim yüzümü bile göremezdiniz..!)

4)Buradan giden şikayetlerin gereken mercilere ulaştırılmadan imha edildiğini biliyorum.(neden herhangi bir toplantıda ayağa fırlayıp ifade etmedin?)

5)Liyakat sahibi insanlar belli konumlara getirilsin, saltanat sürülmesin.

6)Görev dağıtımı, kendi egolarına, arkadaşlarına, akrabalarına, hizmet için değil, toplum için yapılmasını istiyorum.(hangi toplum?)

Orijinal halinden içinden cımbızla aldıklarım bu açıklamalar.

Bakınız;

UETD, taa en başından itibaren kendini anlatmayı başaramadı.

UETD’nin en büyük sorunu şudur; neye ve kime hizmet etmek istediklerini dahi bilmiyorlar. Görev bilincinde hiç değiller. 'En büyük taraftar benim' sloganıyla hareket ediyorlar.

‘Biz Türk toplumu için hizmet etmek istiyoruz’ derken diğer taraftan, içlerinde farklı düşüncelerde olan üyelerin temizlenmesini istiyorlar. İşte tam burada bir STK olarak sürekli gereksiz bir savaş veriyorlar.

UETD’deki mevki/makam kavgaları ise toplum olarak yabancı olduğumuz şeyler değil. Bir kadının başkasının kocasını ayartması ise salt UETD’ye mahsus bir durum değil, günümüzün farklı bir sorunu.

Bir Sivil Toplum Kuruluşunda bir veya iki kişinin yaptığı hatanın faturası tüm kuruma kesilemez. Bir toplantıda 'Bu parti kocalarımızı ayartmak için mi kuruldu' diyerek ayağa fırlamak, hem duygusal hem de çok ahmakça bir davranıştır. UETD'de madem bu kadar boşluklar vardı, neden daha önemli sorunlara parmak basmamış da, bel altı konuya dalmış,o da öyle bir muamma.

UETD’de yaşananlar, Türkiye’de yaşanan kaosun Avrupa’daki minyatür bir izdüşümüdür diyebiliriz.(mevki/makam çatışması,bel altı vuruşları,akraba/arkadaş kayırma, dayısı, sevgilisi olanın mağdur olmama hali…vesaire vesaire)

UETD’de mutlaka eğitimli, samimi, çalışkan, dürüst, ne istediğini bilen,iyi huylu, objektif, özellikleri olan kişiler de var, ama ve maalesef, ‘CB Erdoğan’la yanyana bir fotoğraf karesinde olayım, ona en yakın olmaya çalışayım’ (yine Türkiye’deki gibi)gibi sığ düşünceler taşıyan garibimin o donanımlı gönülülerden çoğunlukta olması da UETD’yi bu duruma sokan nedenlerden bir tanesidir.

Bu zırvalıklara daha fazla kafa yormak istemiyorum…

UETD’yle ilgili net fikrim şu;

AKP’li Türklerin uyanışı Avrupa’da başladı.

Bekleyin göreceksiniz.

Link zu diesem Kommentar
Auf anderen Seiten teilen

[h=1]Kamuoyu Duyurusu[/h]By admin | Haberler | 15 Aralık 2014

Son günlerde Zaman Gazetesinin Avrupa baskılarında kurumuzu karalama kampanyası çerçevesinde bir proje ile ilgili yalan habere tekrar tekrar atıfta bulunularak algı operasyonu yapılmak istenmektedir. 21 Mayıs 2014 Zaman Gazetesinde ‘Türkiye destekli AKP örgütü UETD, proje gösteremiyor’ (1 no’lu link) başlıklı haber, tamamen asılsız ve yalan haber olup, hem kurumumuzu ve hem de projelerimize destek veren kurum ve kuruluşları karalamak amaçlıdır. Kaldı ki adı geçen gazete bir gün sonraki (22.05.14) yayınında ‘hem bir gün önceki ve hem de aynı günkü haberine tezat ‘YTB’den Proje alıp sunamayan UETD, kendi pankartındaki Projesinin adını dahi doğru yazamadı(2 no’lu link)başlığıyla kendi kendini yalanlayan ve karalama kampanyası ve yalan habercilik yaptığını adeta ikrar eden bir haber yaptı. Çünkü, bu haberde; bir gün önce proje gösteremiyor dediği projenin uygulamasından çekilen bir resim ve uygulamayı tenkit eden yorum yapılmaktaydı. Olmayan bir projenin hatası ve yanlışı da olamazdı. Proje ve uygulaması var ki, pankartı yanlış yazılabilsin. Bu Tezatları ve işin gerçeğini yazılı olarak paylaştığım Zaman Gazetesi AGYY Mahmut Çebi 05.06.2014′te üçüncü bir yazı daha kaleme almak zorunda kaldı. Yazı içeriği ile attığı ‘Problem haberde mi, teşvik alan UETD’de mi?’ (3 no’lu link) başlık arasında hiçbir alaka yoktu. Çünkü yazıda, başlık hariç; UETD’yi suçlayacak, zan altında bırakacak tek bir cümle dahi bulunmamaktaydı. Buna rağmen son günlerde kurumumuz hakkında menfi algı oluşturmak için bu asılsız olayı tekrar haberlerinde paylaşmaya başlamışlardır.

Bahse konu proje haberi ile ilgili zaman gazetesi Köln Muhabirinin 20 Ocak 2014 tarihli sorusu aynen; 2013 yılı ve öncesinde gençlik dairesi mağdurları, Türklerin koruyucu aile olması konusunda proje veya çalışmalarınız oldu mu? şeklindedir. 24 Ocak tarihinde verdiğimiz cevabta, sosyal sorumluluk gereği yaptığımız; gençlik dairelerinin çalışmalarına dikkat çeken ve Koruyucu aile olmayı teşvik eden 4 ayrı çalışmayı ve gazetelerinde yer alan haber linklerini gönderdik. Bize sorulan soru 2013 ve öncesi çalışmalarla ilgili olduğundan, verilen cevap ta 2014 yılını içermemekteydi. Ancak aradan 5 ay geçmesine rağmen 21 Mayısta yayınlanan haberde, 24 Ocakta, 2013 yılı için verilen cevabı ve sanki o gün (21 Mayısta) verilmiş gibi delil olarak göstererek UETD proje gösteremiyor şeklinde başlık attılar. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi birgün sonra bu porjenin uygulamasında buldukları bir yazım hatasını resimli olarak yayına koymak sureti ile kendi yalan haberlerini kendileri yalanladılar. Proje ile ilgili kronoloji ise şu şekilde işlemiştir; UETD Berlin Bölge Başkanlığımız, 2013 yılında 20.000,- € destek talebi ile Koruyucu Aile Projesini YTB (Yurt Dışı Türkler Başkanlığı)’ye sunmuştur. Proje 2013′de onanmış, ancak ilk avans ödeme 9.398,01-€ olarak 28.01.2014 tarihinde yapılmıştır. Berlindeki arkadaşlarımız ilk ödemeden sonra proje ile ilgili çalışamalara başlamışlar ve bütçelerine uygun çalışmaları yapıp, raporlarını da YTB’ye sunmuşlardır. Projenin devamı için YTB’nin Rapor değerlendirmesinin sonucu ve ikinci taksit ödeme beklenmektedir. Proje çalışmaları ‘ www.pflegeeltern-berlin.de/’ web sayfasından takib edilebilir.Kendilerini, bizlere; dini bir cemaat, başkalarına; eğitim gönüllüleri olarak tanıtan bu yapı, makyevelist bir felsefe ile hedefe ulaşmak ve kurumumuzu karalamak için yalan ve iftira dahil hertürlü gayr-ı ahlaki tavır ve davranışı sergilemekten kaçınmadıkları ortadadır. Dini her türlü enstrümanı (zekat, sadaka, fitre, kurban, yardım, himmet vb.) kullandıkları halde, kendilerini dini cemaat ve teşkilatlardan uzak ve farklı gösterdikleri de herkesçe malumdur. Ayrıca zekat, sadaka, kurban ve himmet adı altında toplanan yardım paralarını, başkalarından bekledikleri şeffaflık içersinde ortaya koymadıkları da bilinen bir gerçektir. Gayr-ı müslimlere gösterdikleri merhamet (ruhama), ilgi ve alakayı, kendi toplumlarına ait kişi, kurum ve kuruluşlardan esirgemeleri de manidardır. Aynı yapının 2013 yılı sonuna kadar devlet imkanlarını son raddesine kadar kullandığı, devletin tüm kurumlarında kadrolaştıkları ve bu sayede her alanda kat be kat güçlendikleri de inkar edilemez bir gerçektir. Menfaat ve çıkar bağları koparıldıktan sonra, medya etiğine yakışmayan; şantaj, iftira ve yalan haberleri de yukarıdaki örnekte olduğu gibi ibretle izlenmektedir.Kurumumuzla ilgili menfi algı oluşturmak ve itibarsızlaştırmak için her fırsatta yukarıdaki vb. iftiraları tekrar ettiklerinden bu açıklamayı yapma ihtiyacı hasıl olmuştur.Kamuoyuna saygı ile duyururuz.Mehmet Kara

UETD Genel Başkan Yardımcısı

Link zu diesem Kommentar
Auf anderen Seiten teilen

[h=1]AK Parti'nin içindeki paraleller ve cellatlar![/h]18 Aralık 2014 PerşembeSüleyman ÖZIŞIKsuleyman@internethaber.com

Paralel yapıyla mücadele konusunda yapılan yanlışları alt alta sıraladağım bir önceki yazımda,"Türkiye'de paralel yapıyla mücadele eden kaç kişi var? Erdoğan, Davutoğlu, Hakan Fidan ve birkaç bakan ve milletvekili dışında bana paralel yapıyla mücadele eden kaç isim sayabilirsiniz?" diye sormuş ve işe nereden başlanması gerektiğini şu sözlerle dile getirmiştim:

"Kimseyi umutsuzluğa düşürmek istemem ama şu gerçeği de söylemem gerek. HSYK ve emniyet içindeki paralelciler temizlendi ama AK Parti'nin belediyelerin ve teşkilatlarının içi paralel yapı mensuplarıyla dolu. Gezi ve 17 Aralık sürecinde Erdoğan'a hakaret edip kuyusunu kazanların tamamı bugün AK Parti teşkilatlarında boy gösteriyor!"

 

17 ve 25 Aralık darbe girişiminin üzerinden tam bir yıl geçti. Geri bıraktığımız süre içinde ortaya çıkan iki tablo var.

 

1- AK Parti saflarında yer alan sınırlı sayıda bir kesim canı pahasına paralel yapıyla mücadele ederken, yine AK Parti saflarında yer alan geniş bir kesim, partiye düşman olanları arka kapıdan içeri alıp geniş yetkiler veriyor.

 

2- Paralel yapıyla mücadele eder gibi görünen, bire bin katarak yalanlar uydurup masum insanları harcayan bir kesim türedi. Bu kesim kendi kişisel hesaplaşmalarında suçsuz günahsız insanları"Paralel yapıya mensup" diyerek adeta linç ettiriyor..

 

Yüzlerce örnek verebilecek kadar belge ve delil elimde var ama yerim dar olduğu için birkaç örnek vermekle yetineceğim.

 

Mesela İzmir'de Gezi olaylarına katılıp Erdoğan'ın ailesine küfreden, AK Parti Konak ilçe binasını taşlamayla yetinmeyip yakmaya çalışırken gözaltına alınan iki kişi şu anda parti teşkilatında görev alıyor!

 

Mesela Eskişehir'de Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi ev ev dolaşan ve Erdoğan'a demediğini bırakmayan cemaatin ablası şu an, Sosyal Hizmetler Çocuk evinde AK Partili bir zatın torpiliyle çalışıyor.

 

Başka bir örnek...

 

17 ve 25 Aralık'ta yaşanan darbe girişimi sonrası, korsan hesaplar üzerinden Erdoğan aleyhine yayınlanan skandal videoları ve Fuat Avni'nin Erdoğan aleyhine yaptığı yorumları paylaşan kişi şu anda AK Parti'nin yurtdışı teşkilatında yönetici olarak görev yapıyor.

 

Yetmediyse size çarpıcı bir örnek daha...

 

Tutuklanacağını anlayınca Belçika'ya kaçan Emre Uslu ABD'ye geçmeden önce nerede saklanmış dersiniz?

 

Söyleyeyim...

 

Beringen Diyanet'e bağlı Fatih Camii'nin lojmanında... Peki iki ay boyunca Uslu'yu burada misafir edip kendisiyle defalarca görüşen kişi kim dersiniz?

 

İsmi bende olan bir UETD yetkilisi...

 

Hatırlarsanız daha önce Bursa'da yaşananları anlatmıştım. Erdoğan'la ilgili bir kitap yazan Servet Hocaoğulları paralel yapı aleyhine konuştu diye görevden alınırken, yerine gelen kişinin cemaatin has adamı olduğunu burada ayrıntılarıyla yazmıştım. İnanın Türkiye'nin dört bir yanından bu yönde isyanlar yükseliyor. Paralel yapı mensuplarının çöreklenmediği il yok neredeyse...

 

Anlayacağınız paralel yapının emniyetten ve yargıdan temizlenmesi çalışmaları tam gaz devam ederken, birileri de paralel yapı mensuplarını partiye bağlı belediye ve teşkilatlara yerleştirmek için canhıraş şekilde çalışıyor.

 

Gelelim bizim cellatlarımıza...

 

29 Ekim'de kaleme aldığım yazıda onlardan kısaca şöyle bahsetmiştim: "Kendi kendini"muhteşem" ilan eden, "Bakın ben paralelle daha çok mücadele ediyorum" diyerek güvercin yumurtasından ejderha çıkarıyormuş gibi böbürlenenlerden bahsediyorum.

 

Düne kadar paralel yapının kullandığı dili artık onlar kullanıyor. Paralel yapı kasetle şantaj yapma işlerini bıraktı ama görünen o ki bu işe bizimkiler başlamış. Gözüne kestirdikleri veyahut sevmedikleri birini görür görmez kan susuzluğu çekiyormuşcasına saldırıya geçiyorlar."

 

Altını çizerek söylemeliyim ki bu iş artık vicdan, izan ve iman sınırlarını aştı! İşinden ve aşından edilenlere hergün yenileri ekleniyor.

 

Ve üzelerek söylemeliyim ki bunlardan bazıları bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çevresinde yer alıyor. Cumhurbaşkanından habersiz ama onun adına adeta kıyım yapıyor. Onlar talimat veriyor, medyada tetikçilik yapan bazı kalemler de onların verdiği isimleri "paralelci" diyerek hedef tahtasına oturtuyor.

 

İstenmeyen partililer böyle dışlanıyor, sevilmeyen gazeteciler bu yöntemle işten atılıyor.

 

Şimdiki hedefleri, kendilerine biat etmeyen gazeteleri ve internet sitelerini batırmak! İş dünyasının önde gelen kişi ve kurumlarını arayarak bu gazetelere ve internet sitelerine giden reklamları durduracak kadar azgınlaşmaya başladılar.

 

Kısacası kadim dostları düşmanlaştırma konusunda tüm maharetlerini ortaya koyacak bir zalimlikle saldırıyorlar.

 

Bunu yazan sadece ben değilim.

 

Geçtiğimiz günlerde Abdulkadir Selvi, "Tıpkı Ergenekon'da olduğu gibi paralel yapıyla mücadelede de suçlularla masumlar aynı torbaya atılıyor" diyerek günden güne büyüyen bu tehlikeye dikkat çekmişti. AK Parti'yi yakından bilen hemen hemen bütün gazeteciler, Erdoğan ve AK Parti'nin çevresinde yer alan "bazı kişilerin" bu zulmünü yazmaya başladı.

 

Umudum, birilerinin bu tehlikelerin farkına bir an önce varması...

 

Bu konuda yazmaya devam edeceğim...

 

Link zu diesem Kommentar
Auf anderen Seiten teilen

[h=1]UETD'nin içindeki paraleller..![/h]19 Aralık 2014 CumaAyla ÖZYURTayla.ozyurt@internethaber.com

‘Avrupalı Demokratlar Birliği’nin (UETD) çöküşü’ başlıklı yazıma birçok mail/mesaj geldi. Mesajlar genel itibarıyla, ‘’Ayla hanım sorunlara çok iyi vurgu yapmışssınız ama bu yazdıklarınız buzdağının görünen kısmı, bildiklerimizi anlatsak ortalalık duman olur’’ şeklinde.

Ortalığın toz/duman olmasını istesem gelen mesaj ve mailleri yazmam yeterli. Ama suskunluğun devasa etkisini tecrübe etmem, yazarlıkla, şarlatanlığı ayırt edebilme yeti'mden yola çıkarak hislerim bana ‘bi dur’ diye hükmediyor.

‘'Ayla hanım siz bunlardan haberdar değilsiniz, bir de bunlar var’’ şeklinde gelen mesaj sahiplerinin tamamı UETD bünyesinden.

Sözüm o ki; içeride olup biteni anlatan ve haksızlığa uğradığını dile getiren istifa eden teşkilat başkanlarını düşman addeden UETD yönetimi dışarıda düşman(!) aramasın.

Kaldı ki, bu kurumla alakası olmayanlar, UETD dağılmış-bitmiş-çökmüş ‘çok da tınnn’ modundalar.

Kimsenin UETD’yi ne kıskandığı var, ne de haseti. UETD bıraksın artık bu ‘Büyümemizi kıskanıyorlar’ güzellemelerini, gerçekle yüzleşsinler, hangi projeleri hayata geçirebilmişler, icraatlarını görelim… Ben demiyorum.Vatandaş diyor.

Avrupalı Demokratlar Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Kara, köşe yazıma istinaden bir e-mail göndermiş. UETD adına bilgi ve anlam kirliliğinin oluştuğunun altını çizen Mehmet Kara, UETD’ye kara propoganda yapıldığını, istifa eden teşkilat yöneticilerinin, zaten görevden alındıklarını, güçlü ve itibarlı bir kurumun yalan ve iftira haberlerinin hedefinde olmasının doğal olduğunu belirtmiş. Kendisine teşekkür ediyorum ama Sayın Kara’nın açıklamalarından tatmin olmama sebeplerim oldukça fazla.

Altını bir kez daha çiziyorum; Türkiye’de halihazırda yaşanan Hükümet-Cemaat kavgasının tıpatıpı Avrupa’da UETD içinde yaşanıyor. Daha düne kadar kendi içlerinde dışarıya son derece uyumlu görünen bu teşkilat üyeleri ve yöneticileri, arka arkaya istifalar patlak verince,ağızlarındaki baklayı çıkardılar; ‘istifa etmediler, istifa ettirildiler’

Teşkilattan azmedilenler ise, son noktayı koydular; UETD yönetimi içinde paralelcilere destek veren yönetimi tutuyor, kendilerini dernekte hizmet ederek ispat edenler arka planda bırakılıyor, ya da istifaya zorlanıyor, yapılan organizasyonlar tam bir fiyaskoydu, işin içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ülkemize sahip çıkmak meselesi olmasaydı UETD’nin davetlerine kimse katılmazdı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Avrupa’dan katılımın az olacağını biliyorduk, önümüzdeki Milletvekili seçimlerinde de Avrupa’da AK Partinin oyları UETD yüzünden beklenenin çok altında olacak. UETD’de misyondan, vizyondan uzak bir kıyım yaşanıyor. Alt yapısı olmayan, liyakatsız insanların içeride olması, UETD’nin çöküşünü hızlandırdı. Vatandaş ekliyor; bu gidişle UETD-Genel Merkez-Zedeler kurulsa UETD’den fazla üyesi olur.

Hiç yorum yapmadan devam etmek istiyorum; bakınız yine UETD bünyesinden Cemil Şahinöz’ün kaleme aldığı köşe yazısından alıntı yapmak istiyorum. Kendisi UETD’de olanları daha iyi anlamamız için göndermiş bu yazıyı. Yorumsuz yayınlıyorum;

Metin Külünk, Ak Parti´nin Avrupa´daki kolu olan UETD´yi hata üzerine hata yaparak uçuruma düşürmekte. Daha iyi anlayabilmek için 2011 senesine gidelim…

Külünk aktif olarak 2011´den beri UETD´nin Ak Parti sorumlusu, bundan dolayı sürekli Avrupa´da – özellikle UETD´nin merkezi olan Almanya´da bulunuyor.

O dönem UETD´de yavaş yavaş hareket başlıyor, fakat aynı zamanda o günlerin UETD Başkanı Ankara´dan eleştirilmeye başlanıyor ve genel olarak UETD´ye Ankara´dan''Başarısız bir proje“ deniliyor.

Bunlar olurken Külünk´ün çok yakın bir dostu UETD´ye alınıyor. Hem de Başkan yardımcısı olarak.

Aradan bir sene geçiyor. Başbakan Erdoğan UETD´nin kökten değişmesini istiyor. Yönetim değişecek, merkez değişecek, logo değişecek, her yerde teşkilatlanılacak ve Avrupa´nın tüm başkentlerinde UETD merkezleri açılacak. O dönem Başbakan Berlin´e geldiğinde UETD yönetimiyle de görüşüyor ve o zamanın UETD Başkanı´nın kalemi kırılıyor.

Yeni yönetim kurulması amacıyla Metin Külünk Avrupa´dan 40 kişi belirliyor. Bu 40 kişi 2012/2013 yılbaşında Başbakan Erdoğan ile görüşmek amacıyla Ankara´ya çağırılıyor. (Not: Bu 40 kişiden birisi de bendim, şahsi nedenlerden dolayı gitmedim. Bildiğim kadarıyla benimle beraber bir bayan daha gitmedi, yani davet edilen 40 kişiden 38 kişi katılmış).

Ocak 2013´de Başbakan ile görüşüldükten sonra yeni UETD’nin Başkanı netleşiyor. Yeni başkan Metin Külünk´ün en yakın dostu.

Ardından yeni yönetim oluşturulmaya başlaniyor. (Not: Bana da görev teklif ediliyor, yine şahsi sebeplerden dolayı kabul etmiyorum; Not 2: Sadece üç kişiye UETD’de maaşlı görev teklif edildiyor, onlardan birisi de bendim.) Bu arada bazı inanılmaz çirkin olaylar yaşanıyor. Onları burada kaleme almak istemiyorum. Netice olarak Başkanın seçileceği genel kurula 19 saat kala Başkan olması gereken kişi geri çekiliyor. Apar topar yeni Başkan aranıyor. Ve bir kaç saat içerisinde şu an Baskanlık yapan kişi bulunuyor.

Metin Külünk ve UETD Başkanları arasındaki ilişkiye bakarsak, durumu daha iyi analiz edebiliriz; Metin Külünk´ün UETD´ye katıldığı günlerdeki Başkan´a Külünk´ün sözü geçmiyordu. Külünk gayri resmi Başkanlık yapamıyordu. Başkanlık görevine getirilmesi istenilen kişi Külünk sayesinde UETD´ye katılan yakın dostuydu. O da olmayınca yine Külünk´ün sözünü dinleyecek, Başkan olmasına rağmen Başkan yardımcısı gibi hareket edecek birisi lazımdı. Ve nitekim bulunmuştu.

Bu siyasi oyunlardan sonra hatalar devam etti.

Yukarıda da bahsettiğim gibi Başbakan Erdogan UETD´yi kökten değiştirmek istiyordu. Bu sürede, merkez ve logo değiştirilmedi, fakat Almanya´nın her yerinde teşkilatlanmaya gidildi. İşte en büyük hatalar da burada yapıldı.

Gayri resmi Başkan olan Metin Külünk UETD´deki konumunu güçlendirdi. UETD´deki bir çok kişi ile ters düştü. İstenilmeyen adamları UETD´ye aldı. Özellikle Milletvekili olma hevesiyle UETD´ye katılanlar sayesinde UETD´nin havası da değişmeye başladı.

Kanaatimce UETD´nin teşkilatlanmasında yapılan en büyük hatalar şunlar:

1)Her köyde UETD olsun diye çok hızlı ve kontrolsüz bir şekilde teşkilatlanıldı.

2)O kadar hızlı teşkilatlanma olduki merkezin bile haberi olmayan UETD´liler ortaya çıktı. „Ben şuranın UETD Başkanıyım, ben şuranın sorumlusuyum“ diyenler çıktı. Ortalık bayağı karıştı,

3)Bölgelerdeki göreve getirilen insanlarda da hatalar yapıldı. Öncelikle „Ben Ak Partiliyim“ diyen herkes UETD teşkilatında göreve alındı. Kaliteye değil sayıya önem verildi. Bir çok teşkilat küçük köylerde dahi yönetime 40 (!) adam almaya çalıştı.

4)Görev verilirken, zaten camilerde görevli olan elemanlar arandı. Bu ise yine başlı başına bir hataydı.

Gidişata bakılırsa Metin Külünk UETD projesini başarıya ulaştıramadı.

Her yerde sayısal olarak UETD teşkilatlandı fakat kalite olarak birşey ortaya koyulamadı. Siyasi oyunlar sebebiyle UETD merkezinde bulunan kaliteli elemanlar da arada kaldı.

Son olarak;

Almanya'da ajanlık faaliyetleri yürüttükleri gerekçesiyle gözaltına alınan üç Türk vatandaşı dün hakim karşısına çıkarak tutuklandı. Tutuklanan kişilerin birinin UETD yönetiminde olduğu, diğer ikisininde, UETD üyesi oldukları ile ilgili iddialar var....İddialar doğru mu, asılsız mı önümüzdeki günlerde hep beraber göreceğiz.

Link zu diesem Kommentar
Auf anderen Seiten teilen

[h=1]Gezi’de ağaç ne idiyse PEGİDA’da Anti İslamcılık o’dur![/h]23 Aralık 2014 SalıAyla ÖZYURTayla.ozyurt@internethaber.com

 

 

 

 

......

 

Avrupalı Türkleri, ayrıştırdılar, böldüler, birbirlerine düşman ettiler.

Öyle ya! bu koyun sürüsünü kandırmak en kolayı idi.

Avrupalı Türk’ü ikiye bölmekte başarılı oldular ama istedikleri başarıyı asla elde edemediler.(BKZ. UETD)

 

....

Link zu diesem Kommentar
Auf anderen Seiten teilen

Mahmut Çebi | 23.12.2014 18:30

 

UETD, pişkinlik, yalan, iftira ve yolsuzluğu aklayamayan zeka

 

Avrupa Türk Demokratlar Birliği (UETD) ile ilgili yeni bir yazı yazmayı düşünmüyordum. Fakat UETD “evlere şenlik” bir kamuoyu açıklaması yaptı. Zaman’ı iftira atmakla suçladı. Açıklama Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Kara imzasını taşıyor. Açık söyleyeyim 30 yıllık gazetecilik hayatımda bu kadar berbat bir kamuoyu açıklaması görmedim. Zannediyorum yayınlanmadan önce Genel Başkan Süleyman Çelik de okumamıştır. (Okuduysa daha vahim.)

 

Cevap yazmama gerek yoktu aslında. Çünkü kamuoyu açıklamasında belge olarak linki verilen (http://zaman-online.de/problem-haberde-mi-te%C5%9Fvik-alan-uetdde-mi-152952) yazım olayı net olarak açıklıyor ve cevaba gerek bırakmıyordu. Fakat sayın Kara yayınlanma tarihini yanlış yazdığı, ilk yazı olmasına rağmen üçüncü dediği bu yazıyı üstelik bir de anlamadığı için (çünkü kendisi başlıkla yazı arasında irtibat kuramadığını söylüyor) bir kere daha ama daha basit, Mehmet Kara beyin de anlayabileceği şekilde yazmak farz oldu.

 

Efendim olay özetle şöyle:

 

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) 2011-2013 yılları için İMECE adı altında bir faaliyet kitapçığı hazırlıyor. Kitapçıkta bu süre içinde yurtdışında gerçekleştirilen faaliyetler ve bunlara verilen mali teşvikler anlatılıyor.

 

Kitapçıkta Avrupa’da yapılan faaliyetlerden de bahsediliyor. Bu faaliyetler kapsamında dağıtılan teşvikler “Almanya 4.371.024 TL, Avusturya 1.800.044 TL, Belçika 398.883 TL, Danimarka 387.963 TL, Fransa 1.072.429 TL, Hollanda 839.903 TL vs.” şeklinde sıralanıyor.

 

Kitapçıkta her projeye ne kadar ödeme yapıldığı tek tek yazılmıyor. Ama ülkelerden seçilen, yapılıp bitirilmiş bir proje örnek olarak tanıtılıyor.

 

Kitapçıkta UETD’nin Berlin Bürosunun yaptığı “Gençlik Daireleriyle Alakalı-Türk Aileleri Danışma e-hizmet Merkezi” adlı proje Almanya için örnek olarak gösteriliyordu.

 

Devletin kurumu olan YTB’nin hazırladığı ve kendi internet sitesine koyduğu İMECE kitabına göre proje hayata geçirilmişti. Bu hayata geçirme aşamasında UETD Berlin çok güzel faaliyetler yapmıştı. Yapılan güzel faaliyetler kitapçıkta şöyle sıralanıyordu:

 

“Berlin’de 500 kişiye yönelik toplam 5 eğitim semineri düzenlenmiş, 3750 kişiye yönelik toplam 24 bilgilendirme toplantısı yapılmış, 200 adet büyük afiş, 10.000 adet el ilanı, 1000 adet kitapçık bastırılarak dağıtılmış ve bir web sayfası hazırlanmıştır.”

 

İşte problem de burada başlıyordu. Çünkü bu güzel faaliyetten ne gazetecilerin, ne Berlinli vatandaşların ne de UETD Köln merkezinin haberi vardı. Şaşırmayın. Çünkü sayın Mehmet Kara 20 Ocak 2014 tarihindeki sorumuza verdiği cevapta bu projeden hiç bahsetmiyordu.

 

Hatta işin acı tarafı ortada bir intenet sitesi bile yoktu. Herhalde kitapçığı hazıralayanlar da birinin veya ZAMAN gazetesinin çıkıp bunu kontrol edeceğini düşünmemişlerdi.

 

Biz olayı soruşturmaya başladıktan sonra ne oldu?

 

YTB hala hiçbir sorumuza cevap vermedi.

 

Kendi hazırladıkları olayı belgeleyen kitapçığı kendi sitelerinden kaldırdılar.

 

Kitapçıkta 2013’de bitmiş olarak tanıtılan projeyi 2014 Mart ayı sonunda başlattılar.

 

Fakat kitapçıkta yapıldığı söylenen faaliyetleri hala yapmış değiller.

 

Hazırladıkları ‘ http://www.pflegeeltern-berlin.de/’ adlı internet sitesi 10 Aralık 2014 tarihine kadar 27 Mart’ta yapıldığı gibi kaldı. 10 Aralık’te ben sayın Kara’ya “sitede hiç hareket yok, buz gibi duruyor” deyince site tekrar yenilendi. Birçok faaliyet kondu. Ama hepsinin giriş tarihi 12 Aralık 2014.

 

ZAMAN ittire kaktıra inşallah bu projeyi UETD’ye bitirtecek. Diğer ülkelerde de YTB’nin bu tür varmış gibi gösterilen projeleri var mı bilemiyoruz. Her ülke kendi kontrolünü yapabilir.

 

Daha uzun yazmaya gerek yok herhalde. Sayın Kara YTB’ye hesap sormak yerine bir yolsuzluğu aklamaya çalışıyor. Ama ne yazık ki Türkiye’dekiler kadar becerikli değil.

 

Son olarak şu tavsiyede bulunayım. Bir metni anlamadan ona cevap yazmak UETD gibi bir kurum için ayıp kaçıyor. Basınla ilişkiden sorumlu kişinin okumadığı yazının cevabını kamuoyuna iletmesi çok absürt kaçıyor. Vatandaşın hakkını aramaya “iftira” deyip işini hakkıyla yapana iftira atmak hiç ama hiç yakışmıyor.

Link zu diesem Kommentar
Auf anderen Seiten teilen

POLİTİKA*| 24.12.2014 20:31

 

BİLD, AJANLARIN AKP'Lİ OLDUKLARINI İDDİA ETMİŞTİ

 

UETD: “Tutuklanan üç Türk’ün bizimle alakası yok”

 

*Amanya’da, Türk hükümeti adına ajanlık yaptıkları iddiasıyla Federal Savcılığın emriyle tutuklanan üç Türk’ün, AKP’ye yakınlığı ile bilinen Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) ile alakalı olduğu iddiası dernek yönetimi tarafından yalanlandı.İddiaları yazılı olarak sorduğumuz UETD yönetimi ise, söz konusu kişilerin UETD ile hiç bir bağının olmadığını belirtti. UETD’nin Basından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Dursun Döngel, “Bu tutuklanan vatandaşları ne tanırız, ne biliriz, ne de UETD ile ilgisi ve alakası var. Üye bile değiller. Kim yazmışsa yanlış.” dedi.Alman Bild gazetesi söz konusu kişilerin AKP’li olduğunu, bunlardan Taha G.’nin AKP’de üst düzey görevli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakın biri olduğunu satırlarına taşımıştı. Alman basınında yer alan haberlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu üç kişiye Almanya’daki Türkler hakkında casusluk, fişleme yaptırdığı ileri sürülmüştü.AKP hükümetine yakınlığı ile bilinen Sabah gazetesi de bu üç kişinin Almanya’daki Türk derneklerinin mali kaynaklarını araştırmak üzere görevlendirildiklerini ve bu amaçla üç ay önce Almanya’ya geldiklerini haberleştirmişti.ZİVER ERMİŞ / KÖLN

Link zu diesem Kommentar
Auf anderen Seiten teilen

UETD: Bu gidişata dur dememiz gerekiyor

 

UETD Genel Başkanı Çelik, İslam karşıtı gösterilere karşı STK'lara çağrı yaptı.

 

26 Aralık 2014 Cuma 11:17Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) Genel Başkanı Süleyman Çelik, yönetim kurulu temsilcileriyle 2014 yılı faaliyetlerini değerlendirdi.Köln'de gazetecilerle bir araya gelen Süleyman Çelik, İslam karşıtı ve ırkçı söylemlere karşı yapılan gösterilere toplumun ve STK'ların gerekli desteği vermediği öz eleştirisinde bulunarak şunları söyledi"Şunu itiraf etmek istiyorum bu tür yürüyüşlere özellikle göçmen Müslümanların katılması lazım. İslam karşıtı Müslüman karşıtı olan yürüyüşlere karşı olan yürüyüşlere bizlerin katılması gerekiyor. Üzülerek belirteyim ki maalesef vatandaşlarımız duyarsızlar. Biz bunu geçen yıl NSU duruşmasının ilk davasında da gördük ve şahit olduk. Türk basını tamamen oradaydı ama STK'lar yeterince orada değildi. UETD olarak bu tip çalışmaların içinde olacağız, aksi taktirde bu tip saldırılar devam edecek. Siyasi partilere hükümete ve bizim gibi STK'lara da çok iş düşüyor. Bizim de karşı eylemlerde demokratik haklarımızı kullanmalıyız ve bu gidişata dur dememiz gerekiyor."Bir gazetenin istifalar olduğu yönündeki sorusunu da yanıtlayan Çelik,150 şube ve 1900'un üzerinde temsilciliği olan UETD'ye son dönemlerde katılımların artarak devam ettiğini belirtti.(DHA)

Link zu diesem Kommentar
Auf anderen Seiten teilen

Dein Kommentar

Du kannst jetzt schreiben und Dich später registrieren. Wenn Du ein Konto hast, melde Dich jetzt an, um unter Deinem Benutzernamen zu schreiben.

Gast
Auf dieses Thema antworten...

×   Du hast formatierten Text eingefügt.   Formatierung jetzt entfernen

  Nur 75 Emojis sind erlaubt.

×   Dein Link wurde automatisch eingebettet.   Einbetten rückgängig machen und als Link darstellen

×   Dein vorheriger Inhalt wurde wiederhergestellt.   Editor leeren

×   Du kannst Bilder nicht direkt einfügen. Lade Bilder hoch oder lade sie von einer URL.


×
×
  • Neu erstellen...